MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/04/2019 tarih ve 2019/16-2019/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.09.2012 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca davalının işletmesinde yalnız davacı şirketin pazarladığı sözleşme konusu ürünleri satmayı, rakip ürünleri satın almamayı, bulundurmamayı, tanıtımını üstlenmemeyi ve rakip firmaların ürünlerinin reklam niteliği taşıyan mamul ve malzemelerini bulundurmamayı, sözleşme hükümlerinden herhangi birisine aykırı hareket ettiği takdirde davacı şirketten almış olduğu 9.100,00 TL tutarındaki karşılıksız katkıyı iade ile birlikte 10.000,00 USD cezaî şartı nakden ve def’aten ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme doğrultusunda davalıya 9.100,00 TL tutarında karşılıksız katkı sağlandığını, işletmede rakip firma ürünlerinin satıldığını, bulundurulduğunu ve reklam malzemeleri kullanıldığından sözleşmenin ihlal edildiğinin Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla tespit edildiği gerekçeleri ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 USD cezaî şartın dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile 9.100,00 TL katkı tutarının dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, davalı firma ile dava dilekçesinde belirtilen 15.09.2012 tarihli yazılı bir sözleşmeyi imzalamadığını, imzalandığı iddia edilen sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığını bu nedenle bu sözleşme hükümlerinin davalıyı bağlamayacağını, davacı ile sözlü anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereği davalının üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirdiğini, davacının bedelsiz katkı alacağının kalmadığını, davacının taahhüt ettiği malı göndermeyerek sözleşmeyi ihlal etmesi sebebi ile başka bir firma ile anlaştıklarını, sözleşmeyi ihlal eden tarafın cezaî şart isteme hakkının da bulunmadığı savunması ile davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 15.09.2012 tarihli sözleşmenin davalı adına oğlu ... tarafından imzalandığı, davalı ... tarafından dava dışı ...'e vekaletname ile adına tüm işlemleri yapmaya dair geniş yetki tanındığı, davalının sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, yapılan tespitte davalının işyerinde rakip Efes firmasına ait ürünlerin ve malzemelerin bulunduğu, davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, sözleşmenin 12. maddesine göre sözleşmeye aykırılık halinde hiçbir ihtara gerek olmaksızın davacının verilen katkı payını ve kararlaştırılan cezai şartı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüyle cezai şart alacağı olan 10.000,00 USD’nin dava tarihi olan 28/05/2014 tarihindeki TL karşılığı olan 21.115,00 TL’nin ve katkı payı alacağı olan 9.100,00 TL’nin dava tarihi olan 28/05/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.031,99 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.