MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.04.2019 tarih ve 2018/1025-2019/338 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında hurda çelik satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya satılan ve teslim edilen hurda çeliklerin bedeli olan ve 61915 sayılı 469.575,00 USD bedelli ticari faturadan doğan alacağın davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Birleşik Devletler Güney Florida Bölge Mahkemesi'ne dava açıldığını, davalıya 27.02.2015 tarihinde tebligatın yapıldığını, davalının yasal süresi içinde davaya cevap vermediğini, yapılan yargılama sonucu 11.06.2015 tarihinde davalının davacı şirkete 469.575,00 USD ödemesine karar verildiğini, kararın 27.07.2015 tarihinde taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizi için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nda yazılı tüm şartların mevcut olduğunu, ABD Florida Eyaleti Hukuk ve Usul Prosedürleri Başlıklı Yasa'nın 55.503 ve 55.603 sayılı maddelerinin ABD Florida mahkemelerinde Türk mahkemelerinden verilmiş olan ilamların tenfizini ve icrasını mümkün kıldığını, MÖHUK 54. maddesi gereğince kararın tenfiz ve icrasının mümkün olduğunu belirterek Birleşik Devletler Güney Florida Bölge Mahkemesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın davalının muhtemel zararları için teminat göstermesi gerektiğini, Florida eyaleti ile ülkemiz arasında fiili karşılıklılık olmadığı gibi mütekabiliyet anlaşması da bulunmadığını, 5718 sayılı MÖHUK 54/1.ç maddesi ve 15 Kasım 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'ne aykırı tebligat yapılarak usulüne uygun yargılama yapılmadığını, tenfiz istenen mahkeme tarafından bildirimlerin uluslararası sözleşmeye aykırı olarak yapıldığını ve mahkeme hükmünün ne bürolarına ne de davalıya tebliğ edilmediğini, sunulan kesinleşme şerhinin gerçeğe aykırı olduğu gibi Lahey Sözleşmesine aykırı olduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 53/1.b maddesi gereğince bu kararın tenfizine karar verilemeyeceğini ve Türkiye kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ABD Florida Eyaleti Miami Şehri Güney Filorida Bölge Mahkemesi'nin 11.06.2015 tarihli ve 14-24593-Cıv-Scola sayılı yabancı mahkeme kararının davalıya tebliğ edilmeksizin kesinleştirildiği, gerekçeli kararın davalıya tebliğ edilmeksizin kesinleştirilmesinin Türk Hukuku açısından kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturduğu ve bu durumda kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, kararın kesinleşmesinin tenfizin ön şartı niteliğinde olduğu, karar kesinleşmediğinden tenfiz ve tanıma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy