MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/06/2016 tarih ve 2015/984-2016/963 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi düzenlendiğini, düzenlenen işbu sözleşmelerin kat edildiği ve noter aracılığıyla ihtarname çekildiğini, buna rağmen borçlu/davalı tarafından borcun ödenmediğini ve davalı aleyhine Gaziantep 13.İcra Müdürlüğünün 2015/61182 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, Gaziantep 13.İcra Müdürlüğünün 2015/61182 Esas sayılı icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 07.06.2016 tarihli dilekçe ile davayı alacak davası olarak değiştirdiklerini ve davanın kabulü ile 4.934,35 TL alacağın 27.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30,24 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava şartlarının oluşmadığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi talebinin yasal şartları oluşmadığı gerekçesiyle, dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile, 4.934,35 TL alacağın talep gibi 27.01.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline ve %20 oranında tazminatın yasal şartlar oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 253,07TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.