MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.05.2019 tarih ve 2019/227- 2019/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı Hani Teks. Örme Giyim Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında imzalanan 06.11.2007 - 25.11.2009 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile 27.10.2010 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine ek sözleşmeye istinaden toplam 465.938,96 TL miktar üzerinden icra takibi başlattığını, davacı tarafından imzalanmış bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığından borçlu bulunmadığının tespiti ile davalının % 40 tazminatla cezalandırılmasına ve masraf ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirkete davacının müşterek borçlu müteselsil kefaletiyle 2 adet Genel Kredi Sözleşmesi ve 1 adet Genel Kredi ek sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, davacının şirketteki hisselerini devrettiği 19.08.2011 tarihe kadar şirketin ortağı, yetkilisi ve müdürü olan dava dışı borçlu ... ile birlikte yönettiklerini, ödemelerin yapılmaması üzerine davacıya ihtarname gönderildiğini, kredi sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının imza inkarının haksız ve kötü niyetli olan davanın ve % 40 tazminat talebinin reddi ile davacı tarafın haksız ve kötü niyetli açtığı dava nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu belgelerdeki davacı adına atılmış imzaların davacıya ait olup olmadığının Adli Tıp Raporlarına göre belirlenemediği, davalı tarafından da bu belgelerdeki imzanın davacıya ait olduğu ispatlanamadığından, davacının takibe konu kredi sözleşmeleri ve kredi sözleşmesinin ek sözleşmesi nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafın icra takibini kötü niyetle yaptığı ispatlanamadığından ve şartlar oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23.871,12 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.