MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.06.2019 tarih ve 2018/1115 E. - 2019/614 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı bankadan kullandığı krediden dolayı kefil olarak sorumlu olduğunu, davacının borç nedeniyle kefil sıfatıyla ödeme yaptığını, kredi borçlusu davalıdan ödenen bedelin faiziyle birlikte rücuen tahsili için davalı aleyhine takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava emiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ileri sürmüş, davacının kredi kefili olarak usulünce ödeme yapmadığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, borçlu davalı ...'a ait hesaba davacı tarafından 28/07/2005 tarihinde 7.990,00 TL yatırıldığı, bu miktarın kredi alacaklısı banka tarafından tahsil edilerek borçlu ... hakkındaki kredi borcundan mahsup edildiği ve icra takibine konu kredi borcunun kapatıldığı, davacının ödediği bu meblağın rücuen tahsili için başlattığı takibin haklı olduğu, icra takibi ile temerrüt olgusunun gerçekleştiği, ödenen bu bedele 28/07/2005 tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği, icra takibine konu kredinin kefilleri ... ve ... tarafından 28/07/2005 tarihinde davalının borcuna karşılık 6.200,00 TL nakit ve ...hesabından 751,00 TL olmak üzere toplam 6.951,00 TL ödeme yapıldığı, icra takibine konu olmayan bir borcun diğer iki kişi tarafından birlikte ödenmesinin söz konusu olması ve ödemeyi yapan iki kişiden hangisinin ne oranda ödeme yaptığının belli olmaması karşısında, her bir ödeme yapan kişinin bu ödemenin yarısını yapmış olduğunun kabul edilmesinin gerekeceği, icra takibine konu olmayan bir borcun ödenmiş olması ve ödeme yapan davacı ...'in ödediği bu miktar yönünden davalı borçlu ...'e karşı herhangi bir ihtarının bulunmaması nedeniyle davalı borçlu ...'in, ancak rücuen tahsile ilişkin icra takip tarihi olan 25/08/2014 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekeceği davacı vekilinin, 02/12/2015 tarihli dilekçeleri ile taleplerinin bir kısmından feragat ettiklerini, 14.941,00 TL asıl alacak ve 12.405,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.346,53 TL takip talebinde bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 11.465,50 TL asıl alacak, 6.633,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.098,95 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine hükmedilen icra inkar tazminatı aleyhe temyize konu edilmeyip kesinleştiğinden bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacak tespiti muhakemeyi gerektirdiğinden davalının reddedilen asıl alacak miktarı üzerinden lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 587,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy