MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2019 tarih ve 2019/46 E. - 2019/1229 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asil, davalının davacı aleyhine icra takibi başlattığı 3.250,00 TL bedelli bononun davacı tarafından dava dışı yetkili ... vekiline nakden ödendiğini ancak bononun geri alınmadığını, davalının bonoyu bir şekilde ele geçirip icra takibi başlattığını, davacının haciz ve muhafaza baskısı altında davalı vekiline 5.500,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ayrıca 1.500,00 TL meblağlı bir de bono vermek zorunda kaldığını ileri sürerek, takibe konu 3.250,00 TL ve takibe konulmamış olan 1.500,00 TL meblağlı bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini, haciz tehdidi altında davalıya ödenmek zorunda kaldığı 5.500,00 TL’nin davalıdan istirdadını ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 21.11.2014 tarihli dilekçesiyle, davacının takibe konu edilmeyen 1.500,00 TL bedelli senet bedelini de içerir şekilde davaya ve takibe konu 3.250,00 TL bedelli senet borcunun geri kalan kısmını 03.02.2011 tarihli tahsilat makbuzu ile 5.000,00 TL, 08.03.2011 tarihli tahsilat makbuzu ile de 2.236,00 TL olmak üzere toplam 7.236,00 TL olarak ödediğini belirterek 1.500,00 TL meblağlı senet yönünden yargılama aşamasında 2.326,00 TL ödenmek zorunda kalınması nedeniyle bu bedelin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının dava dışı senet lehtarı ...’ın ortağı olduğunu iddia eden ...adlı şahıstan davaya ve takibe konu senedi aldığını, bu kişinin söz konusu senedi borcuna karşılık güvence olarak verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalının alacağın tahsili amacıyla senede dayanılarak takip başlatıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının icra takibine konu edilen bonoya ilişkin olarak yargılandığı ceza davasında, davalının bedeli daha önceden ödenmiş senedi normal olmayan yollardan ele geçirdiği, bedeli ödenmiş senede el yazısıyla senet alacaklısının adını ve soyadını yazmak ve sahte imza atmak suretiyle sahtecilik yaparak, icra takibine konu ettiğinden, kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından cezalandırıldığı ve ceza davasının kesinleştiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde belirtilen senetlerin bedelsiz kaldığı halde davacı tarafından tekrar ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 04.02.2008 tanzim tarihli 3,250,00 TL tutarlı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bonodan dolayı yapılan 5.500,00 TL'lik ödemenin davalıdan istirdatına, 28.01.2011 tanzim tarihli 1.500,00 TL tutarlı bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından yapılan 2.326,00 TL ödemenin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 313,07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.