MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.02.2019 tarih ve 2018/804-2019/109 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden 30.000.-TL bedelli senedin teminat için verildiğini, "teminat içindir" ibaresini içeren kısmın kesilerek senet metninden çıkartıldığını, vade tarihinin sonradan eklendiğini, davalı şirket yetkilisi hakkındaki ceza yargılamasının Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiğini ileri sürerek, davacıların senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borç ikrarı içeren senede dayalı olarak borçlu olmadığını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu bonoya ilişkin olarak davalı şirket yetkilisinin yargılandığı ceza davasında, mahkumiyet karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesi kararında dava konusu bonoda sahtecilik yapıldığı ve bononun teminat senedi olduğu konusunda maddi olgulara ilişkin tespitler yapıldığı, TBK’nın 74. maddesi uyarınca maddi olgulara ilişkin bu tespitlerin hukuk hakimini bağlayacağı, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların bono sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.536,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.