MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 26.09.2019 tarih ve 2019/107-2019/666 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı...arasında tarımsal kredi sözleşmesinin imzalandığını, davacıların sözleşmede kefil olarak gösterildiğini, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla davacı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 12.07.2007 tarihli 40.430,89 TL değerinde tarımsal kredi sözleşmesinin gösterildiğini, davacıların bu sözleşmede taraf olmadıklarını, imzalarının bulunmadığını ileri sürerek, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu kredi sözleşmesindeki dava dışı 3. şahısların borcu ödeyerek icra takip dosyasını sonuçlandırdıklarını, bu yüzden davalının takipten feragat ettiğini bu şekilde davanın konusuz kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı banka şubesine yazılan müzekkereye verilen cevapta tarımsal kredi işlemlerine dayalı takip borcunun 15.10.2015 tarihinde defaten indirimli olarak davadışı 3. kişi İbrahim Ilık hesabından 16.698,51 TL ve 16.700,00 TL yatırılmak suretiyle kapatıldığının bildirildiği, dolayısıyla takip konusu borcun ödenmesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak her ne kadar dava dışı borçlu İbrahim Ilık tarafından borç ödenmiş ise de borcun dava tarihinden sonra davadışı İbrahim Ilık tarafından ödendiği ve davacı ...'ın işbu davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.