MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 31.10.2019 tarih ve 2019/138 E. - 2019/288 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının eski eşi olan davalı ...’e işyerinde kullanılmak üzere birisi doldurulmuş, diğeri ise tamamen boş iki adet senet verdiğini, boşanma aşamasında senetlerin iadesini talep ettiğini, davalı ... tarafından senetlerin yırtıldığının beyan edildiğini, davalı ...'in daha sonra diğer davalı ... ile birlikte "Pizza Pizza" adlı işletmeyi ortak olarak açtıklarını, işlerin kötü gitmesi üzerine davalı ...'nun diğer davalıdan ele geçirdiği boş senedi doldurarak davacı hakkında icra takibi başlattığını, davacının davalı ... ile hiçbir alışverişinin olmadığını ileri sürerek, davacının söz konusu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, söz konusu işletmenin davalı ...'in memur olmasından davalı ... adına açıldığını, işletmenin kurulduğu dönemde davacı ile davalı ...'in evli olduğunu, davalı ...'nun görünürde sahibi olduğu işletmenin isim hakkı için 85.000.- TL ödeme yaptığını, davacının eski eşinin kurduğu işletme için davalı ...'na bu bedeli ödeyeceğini taahhüt ederek, davaya konu senedi verdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu senedin, davacı ile evli olduğu sıralarda beraber açtıkları kliniğin işlerini takip için aldığı senet olduğunu, boşanma aşamasında bu senedi yırttığını söylediğini, 2010 yılında "Pizza Pizza" adlı lokantayı kendi adına açamadığı için davalı ... adına açtıklarını, daha sonra işletmeyi devraldığını, davalı ...’ın davaya konu senedi evinden çalarak aldığını ve icra takibine konu ettiğini, davalı ...'nun işyeri için bir ödeme yapmadığını, tüm ödemeleri kendisinin yaptığını belirtmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; kambiyo senedine karşı menfi tespit isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini talil mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin bozmadan önceki kararında davalılardan ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar anılan davalı yönünden, temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiştir. Bu husus davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.