MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.12.2019 tarih ve 2019/11 E. - 2019/929 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 15.11.2008 tarihinde dava dışı Uğur Elektronik Tic. ve San. Ltd. Şti.'den davalı bankaya ait kredi kartı ile taksitli alışveriş yaptığını, bu alışveriş sonucu alması gereken ürünü 2 iş günü sonrasında 17.11.2008 tarihinde verebileceklerinin belirtildiğini, şirket yetkililerine ulaşamadığını, yapılan işlemin iptali için davalı bankaya dilekçe verdiğini, ancak banka tarafından talebin reddedildiğini belirterek davalı bankanın sebepsiz zenginleşmiş olduğu 4.750,00 TL bedelin kanuni faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının talepte bulunduğu 05.12.2008 tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra bu davayı açtığını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının talebini dava dışı Uğur Elektronik Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne yöneltmesi gerektiğini, kart hamili olan davacının harcama itirazı talebinin eksik belge nedeniyle reddedildiğini, davalı bankanın uluslararası Visa Chargeback kurallarını uyguladığından dolayı sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı Bankanın kart sahibinin itiraz sürecini VİSA kurallarına uygun olarak yürüttüğü ve işyeri bankasından işlem tarihinde takas yoluyla ödenen harcama tutarını VİSA kuralları çerçevesinde iade alamaması nedeniyle davalı kart hamilinin itiraz talebinin uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece bozmadan sonra bilirkişi raporu alınmasına ve bilirkişiler için toplam 1.000,00 TL ücretin davacı tarafından yatırılmasına 17.09.2019 tarihli celsede karar verilmiş olup davacı vekili tarafından 17.09.2019 tarihinde ücretin yatırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda hüküm fıkrasının 6 nolu bendinde “Davalının yapmış olduğu 1.008,00 TL bilirkişi ücreti ve temyiz posta giderinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde karar verilerek bilirkişi ücreti davacı tarafından yatırıldığı halde davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 6 nolu bendinin çıkarılarak yerine '' Davalının yapmış olduğu 8,00 TL temyiz posta giderinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresi yazılmak sureti ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy