MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.03.2019 gün ve 2019/16 - 2019/252 sayılı kararı onayan Daire'nin 12.12.2019 gün ve 2019/2743 - 2019/5533 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı banka nezdinde bulunan hesabından şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan dava dışı ...'a ödeme yapıldığını, şirketi temsile tek yetkili kişinin ...olduğunu, temsil yetkisi olmayan dava dışı şahsa yapılan ödemelerin davacıya iadesi için gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının, davacı tarafından dava dışı ...'a verilen vekaletnameye istinaden ödeme yaptığını, zira bu kişinin şirketin bir dönem ortağı olduğunu, para çekme işlemleri dahil yaptığı tüm işlemlerde banka cüzdanının kendisinde olduğunu, alacağın varlığı ve miktarı kesin olmadığından icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin vadesiz ticari mevduat hesabından muhtelif tarihlerde dava dışı ... isimli şahsa ödemeler yapıldığı, ancak bu şahsa ödeme yapılması için şirket yetkilisi tarafından verilmiş bir yetki belgesi yada talimatın bulunmadığı, güven kurumu olan davalı bankanın objektif özen borcu gereği olarak adam çalıştıran sıfatıyla çalışanlarının bu usulsüz işlemi ile gerçekleşen ödemelerden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy