MAHKEMESİ: ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.03.2018 tarih ve 2015/400 E. - 2018/156 K. sayılı kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.06.2019 tarih ve 2018/953 E. - 2019/665 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket yetkilisi ...'ın ödeme sözlerine itibar ettiği için kendisinin keşide ettiği 02.06.2015 faiz başlangıç tarihli, 6.000,00 TL tutarındaki 2011972 numaralı, 02.06.2015 faiz başlangıç tarihli, 7.000,00 TL tutarındaki 2011975 numaralı, 02.06.2015 faiz başlangıç tarihli, 130.000,00 TL tutarındaki 2011814 numaralı, 02.06.2015 faiz başlangıç tarihli, 6.000,00 TL tutarındaki 2011538 numaralı çekleri bankaya ibraz etmediğini, davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığını ve belgelerin de sahteliğini iddia ederek borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının haksız olup borçlu şirket yetkilisi ve çekleri imza eden ...'ın uzun süre icra takibine konu borcu ödeyeceğini belirttiği halde icra takibine itiraz ederek alacak konusunu davaya dönüştürerek, süre kazanmaya çalışarak davacıyı mağdur ettiğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptaline ve davalı borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin keşide ve ibraz edilmeleri gereken tarihler gözönüne alındığında mülga 6762 sayılı TTK hükümlerine tabi olduklarını, kanuna göre zamanaşımına uğradıklarını, davalı şirketin davacı tarafa bu çeklerle ilgili olarak veya bunun dışında hiçbir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı ... arasında karz ilişkisinin olduğu, davacının bu kapsamda bu şahsa 100.000,00 TL ödünç verdiği, takip mesnedi 4 çekin bu kapsamda davacıya verildiği, çeklerin hatır ve teminat çeki olduğu, davalı şirketin karz ilişkisinin tarafı olmasa bile çekleri vererek garanti işlevini üstlendiği, bu nedenle çeklerden dolayı sorumlu olduğu, dosyadaki
çeklerin meblağı 149.000,00 TL olsa da davacının ikrarı ile alacağının 100.000,00 TL olduğu, davacının bu alacağın 37.170,00 TL'sını tahsil ettiği, davalı-borçlu şirketin çeklerle üstlendiği bakiye borcun bu durumda 62.830,00 TL olduğu ve davalının bu meblağı fer'ileri ile birlikte davacıya ödemesi gerektiği, davalı borçlu şirketin taraflar arasındaki karz ilişkisinin doğrudan tarafı olmaması ve kısmı ödemeler yapılmış olması, borcun takibe konulan miktar kadar olmaması nedeniyle itirazında kötüniyetli kabul edilemeyeceği, davacı-borçlu da alacağı tam olarak tahsil edemediğinden takip başlatmak haksız görülmeyeceği gerekçesiyle davalı-borçlunun takibe vaki itirazının kısmen iptaline, davanın kısmen kabulüne, tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, davacı-borçlunun Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7775 Esas sayılı dosyasına konu alacağın 62.830,00 TL'lik kısmına vaki itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacının ancak temel hukuki ilişkiye dayanarak alacak talebinde bulunabileceği, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, zamanaşımına uğramış çekler bakımından TTK'nın 732. maddesi uyarınca 1 yıllık süre içinde sebepsiz zenginleşme davasının da açılmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve kurulan hükümde davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin dava nitelendirilmesine ilişkin değerlendirmesi yerinde olmayıp, davanın 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesi kapsamında açılan bir sebepsiz zenginleşme davası olmamasına, taraflar arasında temel ilişki bulunmamasına rağmen, davacının delil olarak dayandığı belgelerin ancak taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.