MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.10.2017 tarih ve 2012/356 E- 2017/601 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.11.2019 tarih ve 2019/1084 E- 2019/2051 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2021 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'in geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu olay nedeni ile dava dışı iş veren aleyhine Kartal İş Mahkemesi'nin 2009/800 Esas, 2011/322 Karar sayılı dosyasında açtıkları davada, müvekkilleri lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, ilamın infazı için Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14177 Esas sayılı takip dosyası ile icraya konulduğunu, takip sırasında işveren... A.Ş ile davalı ...Ş arasında İşveren Mali Mesuliyet Sigortası yapıldığını öğrendiklerini, bunun üzerine takip dosyasında İİK 120/2 maddesinden alınan yetki uyarınca, davalı ...Ş aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8810 Esas sayılı takibi başlattıklarını, davalının icra dosyasına 11/05/2012 tarihinde 516.626,20 TL ödemede bulunduğunu, kalan bakiye alacak için itiraz ettiğini, ancak davalının haksız fiil tarihinden itibaren faiz ödemesi gerektiğini, buna göre 127.319,80 TL daha bakiye borcunun bulunduğunu ileri sürerek bu tutar üzerinden itirazın iptali ile alacağın % 20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesini talep ve etmiştir.
Davalı vekili;müvekkili şirketin iş davasına taraf olmadığı gibi, kendisine davanın ihbar da edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin muaccel bir borcu olmamasına rağmen davacılara poliçe kapsamında 516.626,20 TL ödediğini, başkaca borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı ... şirketinin poliçe kapsamında davacılara ödemesi gerekli 2.958,46 TL kaldığı gerekçesiyle bu miktar yönünden takibin devamına ve bu tutarın % 20'si oranında icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; rizikonun gerçekleştiği hususunda davalıya sigortalısı tarafından ihbar yapılmadığı, davalı sigortacıya yapılan haciz ihbarnamesi tebliği ile (16/03/2012) sigortacının davadan haberdar edildiği ve bu tarihte alacağın muaccel olduğu gözetildiğinde, bu tarihten itibaren faiz hesaplaması yapılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle HMK' nın 353/1.b.1 maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 6762 sayılı TTK 1292. maddesinde ifade edilen beş günlük ihbar süresinin sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği tarihten başlayacak olmasına ve davaya konu poliçenin de bu nitelikte bir mesuliyet sigorta poliçesi olmasına, Kartal İş Mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra 16.03.2012 tarihli haciz ihbarnamesi ile davalı sigortacının temerrüde düşürülmesi nedeniyle davalının ancak bu tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu bulunmasına göre davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 15/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy