MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2019 tarih ve 2018/1265 E- 2019/786 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.12.2019 tarih ve 2019/2218 E- 2019/1618 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalıların sözleşme gereği edimlerini ifa etmediklerini, inşaatın fiilen durduğunu ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle feshine, müvekkilince yapılan toplam 556.493,20 TL ödemenin davalılardan tahsiline, toplam 26 adet senedin davanın devamı esasında ödenmesi halinde ödemelerin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili,davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; harca esas değer olarak 2.416.493,20 TL gösterilmesi üzerine 14/03/2019 tarihli duruşma ara kararının 5. maddesi gereğince eksik harcı tamamlaması için iki haftalık kesin süre verildiği, bu süreye rağmen eksik harcın tamamlanmadığı, bu nedenle 07/05/2019 tarihli ara karar ile Harçlar kanunu 30. maddesi ve HMK 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafça yasal süre içerisinde harcın tamamlanmadığı ve davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; dava değerinin 2.416.493,20 TL olması ve davacı tarafça yatırılması gereken 41.276,66 TL peşin harcın yatırılmamış olması nedeniyle mahkemece, davacı tarafa eksik harcı yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, aksi halde yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtar edildiği, davacı tarafça verilen sürede veya sonrasında harç eksikliği tamamlanmadığı, ilk derece mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ara kararı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, söz konusu ara karar 13.05.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak yasal 3 aylık sürede harç eksikliğinin tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.