MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.02.2018 tarih ve 2015/863 E. - 2018/149 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/1108 E. - 2019/682 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalı lehine, davalıya ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edildiğini, davalıya 18 yıllık intifa bedeli karşılığında ödeme yapıldığını, Rekabet Kurumu kararıyla dikey anlaşmaların sona ermesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiğini, taraflar arasında imzalanan protokole ve davacıya tebliğ edilen ihtarnameye göre bakiye süreye ilişkin intifa bedelinin davacıya iade edilmesinin taahhüt edilmesine rağmen davacıya ödeme yapılmadığını ileri sürerek, intifanın terkin edilen süreye ilişkin hesaplanan bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ve davalı lehine tescil edilen intifa hakkının Rekabet Kurumu kararı nedeniyle 5 yıl sonunda sona erdiği, davacı tarafça davalıya ödenen 18 yıllık intifa bedelinin sözleşmenin erken feshi sebebiyle bakiye süreye tekabül eden intifa bedelinin tahsilinin talep edildiği, davalıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilen intifanın terkini istemi sırasında davacı tarafça 17.06.2015 tarihli işlem ile "Taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğum/olduğumuz intifa hakkının tamamından bedelsiz olarak çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim/ederiz." şeklinde beyanda bulunulduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre davacı lehine tesis edilen intifa hakkından, davacı tarafça bedelsiz olarak terkin isteminde bulunulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, bayilik sözleşmesine konu taşınmaz üzerinde 18 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, davalıya ait taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen intifa, davacı tarafça 17.06.2015 tarihli terkin işlemi sırasında bulunulan beyan ile intifa hakkından bedelsiz olarak terkin edildiğinden davacı tarafından bakiye süreye ilişkin intifa hakkı bedeli talep edilemeyeceği, tacir olan davacının, tapu sicil müdürlüğü nezdinde imzaladığı belgenin hukuki sonuçlarına katlanması gerektiği, burada önemli olan hususun resmi memur huzurunda açıklanan iradenin içeriği olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.