MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/469 E. - 2019/253 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının alacaklı kısımları boş olan muhtelif vade tarihli her biri 35.000 USD bedelli dört adet teminat senedini imzalayıp dava dışı kişiye verdiğini, senetlerin alacaklı kısmına dava dışı ...'in adı yazılıp davalıya ciro edildiğini, davalının da davacı aleyhine senetlere dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek senetlerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senetlerin teminat olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğunu davalının senedi iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişi hamil olduğunu belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, takip konusu bonoların teminat olarak verildiği iddiasının yazılı delille ispatlanamaması nedeniyle bu hususun aydınlatılması için yemin teklifinde bulunan davacının talebi üzerine davalı alacaklı tarafından yemin edildiği ve davalının, dava konusu bonoların ciro ile devir alındığı, bu bonoların teminat senedi olduğu yönünde bilgisi olmadığını belirttiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.