MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.02.2017 tarih ve 2013/155 E- 2017/87 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.07.2019 tarih ve 2017/2920 E- 2019/1117 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile bir kısım davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı ile davalılardan Özüpekoğlu Petrol...Ltd. Şti arasında 10/06/2008 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi yapıldığını, 31/01/2008 tarihinde davacı lehine 16 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, 7.080.000 USD bayilik hizmet bedelinin ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 31/01/2013 tarihi itibari ile geçersiz hale geldiğini, 02/07/2010 tarihinde uzlaşma tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa göre davalı Özüpekoğlu Petrol'ün, davacı ...'den KDV dahil 7.080.000 USD bedeli tahsil ettiğini, bayilik sözleşme süresi sonunda intifa ilişkisini sona erdirmek istemesi halinde intifa hakkının kullanılmayan süresinin, toplam intifa süresine oranı nazara alınarak TP'den aldığı bayilik hizmet bedelini faizi ile birlikte iade etmeyi kabul ettiğini, 31/01/2013 tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir sözleşme tesis edilemediğini, ve davalılar ..., ...ve ...'in sorumluluğunun 300.000 USD ve faizi ile sorumlu olduğunu belirterek KDV dahil 7.080.000 USD bayilik hizmet bedelinin dikey anlaşmanın geçersiz kalan süresine karşılık olan 4.585.486 USD'sinin ödeme tarihleri dikkate alınarak 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Özüpekoğlu Petrol...AŞ, ... ve ... vekili, Özüpekoğlu Petrolün davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, kefalet sorumluluğunun da doğmadığını bildirerek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalının sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bildirerek, haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında bulunan ek protokol doğrultusunda davacının, bakiye bayilik hizmet bedelinden kaynaklanan bir alacak talep edebilmesi için, intifa hakkını kaldırmış olması gerektiği, aksi takdirde ek protokole göre sözleşmenin fesih tarihinden itibaren her gün için 1.000 USD davacının talep hakkının mevcut olduğu, ek protokolde ya bedel ya intifa hakkının fiilen kullanımı konusunda seçimlik hak bulunduğu, intifa hakkı kaldırılmadığına ve ek protokolün ilgili bendinde "veya" denilmek suretiyle bu konuda bir seçimlik hak verildiğine göre, davacının intifa hakkını kullanmak istememesi halinde fiilen intifayı kaldırdıktan sonra alacak talebinde bulunulması gerektiği, bu hali ile davanın zamansız açıldığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, intifa hakkı terkin edilmeden sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak, davanın açılmayacağı zira her davanın açıldığı tarihteki koşullar gözetilerek erken açılan davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak bir kısım davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.