MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.10.2017 tarih ve 2017/10 E- 2017/468 K. sayılı kararın davalı kurum vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.10.2019 tarih ve 2018/1454 E- 2019/992 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirketin "CEP" esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "CEPVİP" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’na başvuruda bulunduğunu, 2016/01881 sayılı başvuruya yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalar kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerinin aynı olduğunu, dava konusu marka başvurusunun davacı markalarına iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davacı markalarının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, davacının seri markalarından biri olduğu izlenimi yarattığını, haksız avantaj sağlayacağını, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2016-M-10709 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde dava konusu 2016/01881 kod nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile YİDK 2016-M-10709 sayılı kararının "Sınai makinaların ve cihazların, büro makinalarının ve cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, 2016/01881 sayılı markanın tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili ile davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının başvurusuna konu "CEPVIP" ibaresi ile davacının "CEP" ibareli mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, mahkemece CEP ibaresinin “haberleşme hizmetlerinde” ve cep telefonunda kullanılacak herhangi bir alanda ayırt ediciliğinin oldukça
düşük olduğu belirlenmiş ise de davacı markalarında yer alan "CEP" ibarelerinin hükümsüz kılınmadıkları sürece koruma altında bulunduklarının kabulü gerektiği, "CEP" ibaresinin 38. sınıfta yer alan, “Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri”nde ayırt edici nitelik taşımadığı yönündeki belirlemesinin yerinde bulunmadığı, diğer taraftan davalının marka başvurusunda yer alan “VIP” kelimesinin marka başvurusu kapsamındaki hizmetler dikkate alındığında ayırt edici niteliğinin bulunduğu yönündeki gerekçesinin de yerinde olmadığı, "VIP" kelimesinin başvuru kapsamındaki hizmetler açısıdan markaya bir ayırtedicilik sağladığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahekmesi kararının kaldırılmasına, Davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 2016-M-l0709 sayılı kararının iptaline, 2016/01881 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda sadece ”CEP” unsurlu davacı markalarıyla davalının “CEPVİP” ibareli başvuru markası arasında 556 sayılı KHK 8/1-b madde uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak nitelikte benzerlik bulunduğuna yönelik genel değerlendirme yerinde değil ise de davacının 2003/01271 sayılı “CEPVİP” ibareli markasıyla davalının başvuru markasındaki ibarelerin birebir aynı ve tescil kapsamından ilk derece mahkemesinin kararıyla başvurudan çıkartılan "sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetlerinin", bu markanın tescil kapsamındaki 9.sınıftaki mallarla ilişkilendirilebilecek ve KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılabilecek nitelikte olduğundan TPMK YİDK kararının iptaline dair kararın sonucu itibariyle doğru bulunmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.