MAHKEMESİ:BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.11.2017 tarih ve 2014/629 E. - 2017/1203 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.09.2019 tarih ve 2018/232 E. - 2019/1583 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında motorin alımı sözleşmesi yapıldığını, güvence olarak davacıya teminat mektubu verildiğini, davacının motorin teslimi sırasında mücbir sebepler nedeniyle motorini zaman zaman süresinde teslim edemediğini, davalının davacıya 24.12.2013 tarihli ihtarname ile onbeş gün içinde 290.000 litre motorinin teslim edilmesini talep ettiğini, davacının elinde olmayan sebeplerle 200.000 litre motorin teslim edebildiğini, davalının daha sonra 03.01.2014 tarihli ihtarname ile eksik teslim edilen 60.000 litre mazotun onbir gün içinde teslimini talep ettiğini, davacıya tanınan süre dolmadan davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshederek teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini ileri sürerek, teminat mektubu bedelinin faiziyle birlikte davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ihale ile davacıdan motorin alımına dair sözleşme yapıldığını, davacının süreç içinde zaman zaman eksik ürün teslim etmesi nedeniyle davalıya ihtarnameler gönderildiğini, davalıya eksik teslim edilen 290.000 litre motorinin teslim edilmesi için davacıya 24.12.2013 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtara cevap vererek belirli bir plan içinde eksik motorini ikmal edeceğini taahhüt ettiğini, bu taahhüdünde 717, 722 ve 735 numaralı fişlere bağlı 90.000 litre mazotu eksik teslim etmesi nedeniyle 16.01.2014 tarihinde Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve taraflar arasındaki sözleşmedeki sürelere de uygun şekilde sözleşmenin feshedildiğini ve davacının verdiği teminatın irad kaydedildiğini, bu süreç içinde davalıya tebliğ edilen 03.01.2014 tarihli ihtanrnamede talep edilen 712 ve 720 numaralı fişlerde belirelenen 60.000 litre eksik mazotun, 24.12.2013 tarihli ihtarname içeriğinden farklı numaralı fişlerle talep edilen motorin olduğunu, davalı tarafça ikmal süresinin uzatılması ve davacıya yeniden süre tanınması anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasındaki sözleşme konusu motorinin misli eşya mahiyetinde olduğu, her ne kadar davalı tarafça teslim edilmesi gereken motorinin sipariş fişlerine bağlanarak ferdileştiği savunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmede bu savunmayı destekleyen bir hüküm bulunmadığı, davalının 03.01.2014 tarihli ihtarname ile davacıya yeni bir süre verdiği, sürenin 17.01.2014 tarihinde dolmasına rağmen davalı tarafça 16.01.2014 tarihinde teminatın nakde çevrildiği, davacının temerrüde düşmediği, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı, davalının sözleşmeyi feshetmesinin ve teminatı irat kaydetmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, nakde çevrilen miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilen akaryakıt sözleşmesinde akaryakıt teslim sürelerinin düzenlenmediği, davalı tarafça ihtarname çekilerek, ihtarnamede belirtilen sürelerde teslimlerin sağlandığı, sipariş fişlerinin düzenlendiği, davalının çektiği ihtarnameler sonrasında teslimlerin gerçekleştiği ve davacı tarafından temerrüdün oluşmadığı, davalı tarafın sözleşmeyi bir teslim programına bağlamadığından kusurlu olduğu ancak ihtarnameler ile belirlenen sürede motorinin teslim alındığı, teslimlerde gecikme olsa dahi bunun ihtarname ile belirtilen süreler dahilinde olduğu, davalı tarafın teminat mektubunu irat kaydı işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle taraflar arasında tek bir alım sözleşmesi olmasına, davalının 24.12.2013 tarihli feshi ihbarından sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak 03.01.2014 tarihli ihtarname ile tekrar akaryakıt talebinde bulunmasına, davacının bu talebi kısmen yerine getirmesine, davalının davacıya yeni bir atıfet süresi verdiğinin kabul edilmesine göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 112.100,79 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.