MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/10/2019 tarih ve 2014/472- 2019/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin ... dışındaki davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Rize 3. Noterliğinin 16.05.2002 tarih ve 03876 yevmiye numaralı "Anonim Şirket Ana Sözleşmesi" ile davalı şirketin kurulduğunu,davacı şirketin davalı şirkette %17,44 "azlık payına" sahip olduğunu, 11.11.2010 tarihli genel kurulunda ..., ..., ..., ..., ...’ın yönetim kurulu üyeliklerine, murakıplığa ise ... ve ...'nin seçildiğini, 16.12.2011 tarihli genel kurulda tasfiye kararının alındığını, tasfiye memuru olarak ..., ... ve ...'nun atandığını, şirket yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru olan ... hakkında şirket işlemleri ile ilgili olarak "güveni kötüye kullanmak, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık" suçlarından Rize C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, eksik pay dağıtımlarından doğan veya başkaca alacaklar için alacak davası açılması gerektiğini, haklı taleplerine rağmen genel kurul kararı almamasının yasal olmadığını ileri sürerek şirket alacaklarının tahsili amacıyla işlem yapmak ve dava açmak üzere şirketinin tasfiyesinen dönülmesine ve genel kurulun olağanüstü toplanmasına karar verilmesini, MK 426/3 gereğince ya da genel kurul toplantısının gündemini düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere TTK 412. maddesi gereğince ...'in kayyım olarak atanmasına, TTK 537/2 maddesi gereğince tasfiye memurlarının görevden alınmasına ve yerine tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verilmesini istemiş, 11.07.2019 tarihli dilekçesiyle ..., ... ve ...'in şirkete kayyım yada tasfiye memuru olarak atanmalarını istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili, dava konusu edilen iddia ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, davadaki talebin şirket genel kurul kararının iptali istemi olduğunu, TTK 445. madde gereği üç ay içinde dava açılmadığını, iddiaya konu tüm hususların şirket genel kurulunda görüşülüp karar altına alındığını, genel kurulların tamamında davacı şirket yetkilisinin bulunduğunu ve bütün kararlara imza attığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dosyadaki sözleşme ve defter kayıtlarında hisse satışının kapatılması suretiyle kayıt dışı kalan miktarın 253.250,00 TL olduğu, cari hesapla şirket kayıtlarına geçmeyen 342.500,00 TL’nin 5 ortak tarafından ödenmediği, tasfiye memurlarının da bu 5 ortak arasında yer aldığı, dava dışı Akfen firmasının şirkete net ödemesinin 774.250,00 TL olduğu ve 395.750,00 TL ödemenin indirimler yapılmış ifadesine dayalı olarak davalı şirkete kazandırılmadığı, bu hususta yönetim kurulunun sorumlu olduğu, mevcut tasfiye memurları tarafından TTK'nın 542. maddesinde sayılan yükümlülüklerin gerçekleştirilmediği, TTK'nın 537/2. maddesinde belirtilen haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Tasfiye halindeki Rize İpek Yolu Deniz Taşımacılık A.Ş tasfiye yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...'nun tasfiye memurluğundan azillerine, ..., ..., ...'in tasfiye memuru olarak tasfiye kurullarına atanmalarına, azil ve atama kararlarının atanan tasfiye memurlarınca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesine, yeni atanan tasfiye memurlarının her biri için tasfiye süresince aylık 1.000,00 TL ücret ödenilmesine karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre, bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ... dışındaki davalılardan alınmasına, 19/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.