MAHKEMESİ: SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2019 tarih ve 2016/450 E. - 2019/1211 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.06.2020 tarih ve 2020/386 E. - 2020/721 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının esnaflık yapmakta iken işlerinin bozulduğunu, davalıdan faizle para aldığını, ancak davalının çok yüksek miktarda faiz talep ettiğini, davalının Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/327 Esas, 2013/918 Karar sayılı mahkeme ilamı ile davacının eşi Murat ve davacıya karşı tefecilik yapmak suçundan ceza aldığını ileri sürerek davalının davacıdan almış olduğu 36 adet toplam 96.588,08 TL tutarındaki senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bu senetlere dayanılarak alınan ipoteğin iptali ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının suç duyurusunda bulunduğunu ancak bu dosyada takipsizlik kararı verildiğini, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/327 Esas, 2013/918 Karar sayılı dosyasında davacının tanık olarak dinlendiğini, davacıya karşı tefecilik suçu ile ilgili müvekkiline herhangi bir soruşturma dahi yapılmadığını bu nedenle ceza dosyasının kesinleşmesini beklenmesinin gerektiğini, davacının gerçekte müvekkiline borçlu olduğunu çok iyi bildiğini, davacının senetlerin bir kısmını banka yoluyla ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu yaptığı senetlerin kendisinden tefecilik suretiyle alındığını ispat etmesi gerektiği, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/327 Esas 2013/918 Karar sayılı dosyasında müdahilin davacının eşi dava dışı ..., sanığın ise davalı olduğu, davalının dava dışı ...'a değişik zamanlarda ve farklı miktarlarda faiz karşılığı borç para verdiği ve ödememesi üzerine değişik miktarlarda senetler aldığı, dönem dönem icraya verdiği, delil olarak incelenen icra dosyalarında borçlunun dava dışı ... alacaklının ise davalı ... olduğunun görüldüğü, TBK'nın 74. maddesine göre ceza hakiminin tespit ettiği maddi vakıalarının hukuk hakimi yönünden de bağlayıcı nitelikte olduğu, buna göre ceza dosyasında davalının davacının eşi dava dışı ...'a değişik zamanlarda ve farklı miktarlarda faiz karşılığı borç para verdiği, delil olarak da bir kısım icra dosyaları esas
alındığı, böylece davalının davacının eşi dava dışı ...'a karşı tefecilik eyleminin sabit olup, mahkemeyi de bağladığı, ancak gerek ceza dosyası içeriğinden gerekse bu dosyada delil olarak dayanılan icra dosyalarından davacının ceza yargılamasında taraf olmadığı gibi delil olarak değerlendirilen icra dosyalarında da borçlu olarak bulunmadığı, dolayısıyla davalının davacıya karşı ceza dosyası kapsamında sabit olan tefecilik eyleminin bulunmadığının kanaatine varıldığı, davacı tarafın delil olarak dayandığı tanıklarının dinlendiği, tanık beyanları değerlendirildiğinde yine davalının doğrudan davacıya yönelik tefecilik yapmak suretiyle faizle borç para verdiği ve karşılığında senet aldığı hususunun sabit olmadığı, ipoteğin de bu sebeple kurulduğuna yönelik yeterli delil olarak değerlendirilemeyeceği, yemin deliline de dayanılmadığı,davacının iddiasını yasal/kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, davacının delil olarak dayanılan ve dosyada örnekleri bulunan icra takip dosyaları ile bu dosyalara dayanak bir kısım senetlerde kefil olarak imzasının bulunduğu, bu senetlerin borçlu ... tarafından ... lehine düzenlendiği, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/327 Esas, 2013/918 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece sanık ...'ün ...'dan değişik tarihlerde faiz karşılığı verdiği borçlara ilişkin senet aldığının kabul edildiği ve mahkemece verilen kararın da Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının bonolarda imzasının bulunduğu TTK 702. maddesi göz önüne alındığında mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.