MAHKEMESİ: SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.11.2019 tarih ve 2018/372 E. - 2019/488 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2020 tarih ve 2020/140 E. - 2020/400 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Mühendisler Tar. Hay. ... Tic. ve San, A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan 17/10/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 250.000,00 TL kredi kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullanılan kredi ödenmediğinden ihtarname tebliğ edildiğini ancak borcun ödenmemesi sebebiyle icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya gönderdikleri Samsun 4. Noterliği 16.02.2016 tarih 2750 yevmiye numaralı ihtarname ile kefaletten istifa ettiğini, davacının kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun teminatı olarak ipotek koyulan taşınmazın satılarak alacağın tahsil edildiğini, davacı tarafından düzenlenen genel kredi sözleşmesinde müvekkillerinin kefilliğine ilişkin kefalet miktarının belirlenmediğini, eş rızasının alınmadığını ve takip konusu sözleşmelerde müvekkillerinin imzaları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aynı borç için ipotek verilen dava dışı Saadettin Karaarslan'a ait mesken vasıflı 200.000,00 TL kıymetli taşınmazın Çorum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13822 Esas sayılı dosyası üzerinden 152.900,00 TL bedelle satışının yapıldığı ve bu bedelin davalıların borcundan da düşülmesi gerektiği, sonuçta bankanın davalılardan bakiye kalan asıl alacağın 32.947,69 TL olduğu, kısmi ödeme tarihi dikkate alınarak asıl alacağa %38,80 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, emsal Yargıtay Kararlarına göre; itirazın iptali davalarında her ne kadar takip tarihi itibariyle borçlunun itirazında haklı olup olmadığı ve daha sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınacak şekilde değerlendirilmesi gerektiği, ancak daha sonra yapılan ödeme dava tarihinden önce ise hukuki yarar dava şartının ayrıca araştırılması gerektiğinin belirtildiği buna göre dava dışı ipotek borçlusundan aynı borç için yapılan tahsilatın itiraz tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce olduğu gerekçesiyle davacının dava tarihinden önce tahsilatı gerçekleştirilen 126.805,18 TL açısından hukuki yararı bulunmaması nedeniyle
bu miktar yönünden davanın usulden reddine, davalı borçluların Çorum İcra Müdürlüğü'nün 2018/50862 Esas sayılı (Eski Esas No: Çorum 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/80) dosyasında borca yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 32.947,69 TL asıl alacak ve bu alacağa %38,80 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, 6.589,54 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalıların müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları kefalet miktarının belirli ve kendi el yazıları ile yazıldığı, kefaletten vazgeçmenin de borcun doğmuş olması karşısında geçersiz olduğu, İİK'nın 67 maddesi gereğince yapılan icra takip tarihi itibariyle davacı alacaklının alacaklı olduğu ancak sonradan yapılan bir başka icra takibinden dolayı bir kısım ödemenin davalıların borcundan mahsup edildiği, bu nedenle davacının icra takip tarihi itibari ile haksız ve kötü niyetli olarak davalı aleyhine icra takibine geçtiğinden bahsedilemeyeceği, ancak davacı bankanın icra takibinden sonra davadan önce yapılan tahsilat nedeni ile itirazın bu kısmına ilişkin itirazın iptali davası açmakta hukuki menfaati olmadığı anlaşıldığından, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.154,27 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,13/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.