MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.03.2020 tarih ve 2020/74- 2020/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili nezdinde 150317 sayılı poliçe ile sigortalı bulunan ...'e ait iş yerinin davalı ...'in maliki bulunduğu ve davalı derneğin kiracısı bulunduğu dairenin su tesisatının patlaması sonucu 22.01.2012 tarihinde hasara uğradığını, bahse konu olay neticesinde müvekkiline sigortalı iş yerinde 23.116,00 TL hasar meydana geldiğini, belirlenen hasar bedelinin sigortalıya 21.02.2012 tarihinde ödendiğini ileri sürerek 23.116,00 TL'nin 21.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı dernek vekili; hasarın hava şartları nedeniyle meydana geldiğini, mücbir sebep bulunduğunu, binanın tesisatında daha önceki kiracılar tarafından bir değişiklik ve tadilat yapılma ihtimalinin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; taşınmazda müvekkilinin 1/2 hissedar olduğunu, kusuru kabul etmemekle beraber müşterek mülkiyete konu taşınmaz ile ilgili zarara ilişkin sorumluluğun paydaşların payları oranında olacağını, davalı müvekkilinin ilgili iş yerini kiraya verdiği diğer davalının kullanım hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kiracı derneğin dava dışı sigortalının meydana gelen zararında bir kusurunun olmadığı, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalının ise taşınmazın tamına sahip olmayıp 5’te 2 pay sahibi olduğu, bu cihette 23.116,00 TL toplam zarardan payına düşen 9.246,72 TL’den davalı ...’in sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı dernek bakımından açılan davanın reddine, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne 9.246,72 TL’nin davalı ...’den tahsiline karar verişmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ve anılan davalı yararına reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasına “Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’e ödenmesine” ibaresinin 10. bent olarak eklenmesine, hükmün bu şekliyle davalı ... yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 31.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.