MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.11.2018 tarih ve 2018/43 E. - 2018/413 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.06.2020 tarih ve 2019/163 E. - 2020/504 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin isminin Türkçe yazılışının baş harflerinden oluşan “ODTÜ” ibaresinin ve İngilizce kısaltması olan "METU” ibaresinin müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalının 2017/01502 sayılı “Odtülüler” ibaresini, 2017/72900 sayılı “Odtülüler Koleji” ibaresini tescil ettirdiğini, bu markaların iltibasa mahal vereceğini, müvekkilinin saygınlığından yararlanacağını, davalının müvekkili ile arasında organik bağı bulunduğu algısının oluşacağını ileri sürerek, davalı adına tescilli bulunan markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı markaları ile müvekkili markaları arasında benzerlik bulunmadığını, iltibas tehlikesi oluşmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacıya ait “ODTÜ” ibareli marka ile davalı markaları arasında işaretler bakımından benzerlik bulunduğu, davalı markalarının kapsamındaki 41. sınıf hizmetlerin davacı markasının kapsamındaki hizmet ile SMK’nın 6/1 maddesi anlamında ayniyet ve benzerlik bulunduğu, davalı markalarındaki i 35.sınıftaki hizmetler bakımından ise SMK’nın 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy