MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.03.2020 tarih ve 2019/347 E. - 2020/153 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı İrfan Yiğit'in davalı bankadan çekeceği 10.000.- TL kredi için kefil olduğunu, daha sonra davalının davacıya gönderdiği ihtarname ile davacının Mehmet Zeki Yiğit'e kefil olduğunu ve anılan şahsın kredi, çek kullanımı nedeniyle borçlu olduğunu öğrendiğini, davalının bu alacağın tahsili için icra takipleri başlattığını ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Muğla 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1488 Esas sayılı takip dosyası, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğundan bu takibin sadece rehin veren kredi borçlusuna yapılması gerekirken, kefiller de borçlu gösterilerek yapılması doğru olmadığından kefil olan davacının bu takipte borçlu olmadığının tespitine ilişkin karar kesinleştiğinden, Muğla 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2636 Esas sayılı takip dosyasıyla, davacının, davalı banka tarafından iade edilmeyen çek yaprak bedellerinin deposundan sorumlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunduğu, asıl borçluya verilen çek karnesi sebebiyle iade edilmeyen çekler nedeniyle bankanın ödemek zorunda kalacağı zorunlu karşılıkları kefilin bankaya, depo etmesinin istenebilmesi için kefilin imzasının bulunduğu sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiği, davalı banka tarafından mahkemeye sunulan sözleşmede kefil olan davacının çek yaprak bedelinin deposundan sorumlu olacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Muğla 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1488 Esas sayılı takip dosyası ile Muğla 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2636 Esas sayılı takip dosyasından davacının ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine, yasal şartların oluşmaması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.096,41 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.