MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.01.2017 tarih ve 2014/990 E- 2017/65 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2019 tarih ve 2017/2346 E- 2019/2108 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu, davalıların kötüniyetli hareket ederek senedi tedavüle koyduklarını, senetteki ciro sahipleri olan davalılarla davacıların hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, senedin sonradan davalılarca doldurulduğunu, böylece evrakın kambiyo senedi vasfını da kaybettiğini, teminat senedi olarak düzenlenen senedin cirolanmasının kötüniyetli olduğunu belirterek davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davayı kabul etmediğini, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu ancak davacıların anlaşma şartlarını yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalıya husumet düşmediğini, iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu iddiaların davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, dava dışı Aksu Nakliyat şirketince İDAŞ şirketi aleyhine 18.12.2012 tarihinde Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/20533 E. sayılı dosyası ile 636.750,70 TL toplam tutar üzerinde icra takibine girişildiği, icra takibi kesinleşmiş takip alacaklısı şirket tarafından İDAŞ şirketinde haciz işlemi yapılmış ve bu haciz işlemi neticesinde bilgisayar serverlarının da haczedildiği, taraflar arasındaki anlaşmanın “...işbu senet serverların teslimini müteakip 30.09.2013 tarihine kadar borçlusu İDAŞ ve ciranta olarak ..., ... imzasını taşıyan senet verileceği taahhüdü ile teminat olarak alınmış olup senet verildiğinde iptal edilecektir. Söz konusu senet verilmediği takdirde serverlar icraya iade edildiğinde yine iade edilecek serverlar icraya konmazsa tahsil edilecektir.” şeklinde olduğu, ancak dava dosyası kapsamında senedin sebebini teşkil eden İdaş’a olan borç için yeni bir senet verilmediği gibi, haciz edilmiş serverların da iade edilmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla teminat amacıyla verilen bononun hukuki sebebi olan borcun halen varlığını sürdürdüğü, dava konusu senedin davalılardan ...’e ciro edildiği, bu durumda senedi düzenleyen tarafından senedin teminat amacıyla düzenlediğinin (bilerek borçlunun zararına hareket etme kastı hariç) üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceği, tamamen doldurulmadan bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacıların dava konusu iddialarının usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 22.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.