MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31.10.2019 tarih ve 2019/234-2019/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "BRAVO PATİSSERİE+ŞEKİL" ibareli 29, 30, 35 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 1999/16265; "B BRAVO PATİSSERİE+ŞEKİL" ibareli 29, 30 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2008/7680; "B BRAVO N'İCE CREAM+ŞEKİL" ibareli 30. sınıf ürünleri içeren 2009/36009; "BRAVO" ibareli 43. sınıf hizmetleri içeren 2011/4173; "BRAVO" ibareli 29, 30, 31 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2010/54686 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının 06.03.2015 tarihinde "BRAVADO" ibareli, 43/1, 2. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2015/19256 kod numarası verilen başvuruya, müvekkilinin iltibas vakıasına dayanarak yaptığı itirazın, nihai olarak YİDK tarafından 2016/M-6719 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan markaların kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler itibariyle ortalama düzeydeki tüketiciler tarafından karıştırılmasının mümkün olmadığını, zira davacı markalarının "çok iyi, var ol, yaşa, aferin" gibi anlam taşımasına karşın, İspanyolca bir kelime olan başvurunun "gösteriş, kabadayı" gibi anlamlarının bulunduğunu, yazım biçimi ve kullanılan logolar itibariyle ve bütünsel olarak markalar arasında belirgin farklılık bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markası ile davacı markaları kapsadıkları mal ve hizmetler yönünden ilişkili ve benzer ise de bahse konu markaların bütünsel incelemesinde markalar arasında görsel, anlamsal, işitsel benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle de iltibas tehlikesi oluşmadığı dolayısıyla 2016/M-6719 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.