MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2020 tarih ve 2020/2- 2020/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı asil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette genel müdür olarak çalışan davalının iş akdinin 07.08.2014 tarihinde feshedildiğini, davalının iş akdinin feshine rağmen uhdesinde bulunan şirket aracını iade etmediğini ileri sürerek, 4.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, 02.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 20.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, aracın müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 9.320,00 TL alacağın 1.500 TL’sinin dava, bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı asil temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asilin tüm davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Mahkemece, 9.320,00 TL alacağın 1.500 TL’sine dava, bakiye kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmişse de, davalının şirket genel müdürü sıfatı sebebiyle uhdesinde bulunan şirket aracını bu sıfatı sona ermesine rağmen şirkete teslim etmemesi haksız fiil niteliğindedir. Bu hale göre, mahkemece, hükmedilen alacağın tamamına talep gibi dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yukarıda belirtildiği şekilde faiz işletilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün belirtilen husus bakımından düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı asilin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün, hüküm fıkrasının “1” numaralı bendinde yer alan, “ ...alacağın 1.500,00 TL’sine 14.05.2015 dava, kalanına 02.03.2018 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine...” cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması ve yerine, “... hükmedilen alacağın tamamına dava tarihi olan 14.05.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine...” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 477,48 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy