MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2020 tarih ve 2018/860-2020/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Dole Elektrik Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. tarafından Nurol Tower inşaatında sürdürülen elektrik tesisat işlerinin, 28.05.2013-14.06.2014 tarihleri arasında davacı nezdinde İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı proje alanında 22.11.2013 tarihinde depo içindeki elektrik teçhizatının çalındığını, meydana gelen zarar sonucu sigortalı tarafından davacı şirkete müracaat yapıldığını, davacı şirketin, yapılan eksper incelemesi neticesinde işbu haksız fiil nedeniyle meydana gelen 6.151,50 TL tutarındaki hasar tazminatını sigortalısı şirkete 27.02.2014 tarihinde ödediğini, Nurol Tower Özel Güvenlik Hizmetleri Ana Sözleşmesi ve Görev Yeri Özel Talimatı uyarınca inşaatın güvenliğinden davalı şirketin sorumlu olduğunu, davacının sigortalının haklarına halef olduğunu, bu nedenle davalının sigortalı ve davacı şirkete karşı sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6.161,50 TL tazminatın 27.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yaşanılan olayın hırsızlık olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, davalı ... şirketinin bu olayda herhangi kusur ve ihmali olmadığını, Dole Elektrik tarafından elektrik malzemelerinin inşaatın -3. katında muhafaza edildiğini, bu bölümün güvenlik personelinin hizmet alanı içerisinde bulunmadığını, malzemelerle ilgili sayım ve kontrol yetkilerinin bulunmadığını, davalı şirket tarafından dış koruma ve devriye görevlerinin yerine getirildiğini, çalındığı iddia edilen malların yaklaşık 1 ton ağırlığına denk geldiğini, kabloların insan gücüyle dışarı çıkarılmasının mümkün olmadığını, kamera görüntülerinde olağan dışı bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, hırsızlık olayına ilişkin maddi vakıanın tanıkla ispatlanamadığı gibi davalı tanığı İlhan Keleş’in, hırsızlık olayının gerçekleştiği 3. katta çalındığı iddia edilen bakır kabloların insan gücüyle taşınacak mahiyette olmadığını beyan ettiği, dosyadaki tüm deliller değerlendirildiğinde eylemin hırsızlık olduğuna dair yeterli, inandırıcı, kesin ve takdiri delillerin bulunmadığı, haksız fiilden doğan sigorta konusunun gerçekleşmediği gibi davalı şirketin sorumluluğunun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 45,93 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 21.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.