MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.04.2018 tarih ve 2017/447 E. - 2018/213 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, (kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre inceleme konusu senet üzerindeki “...” adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olduğu kanaatine varılması nedeniyle davacının icra takibine konu senetten dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.