MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2020 tarih ve 2017/240 E. - 2020/110 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı asil ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı banka tarafından kendisine tahsis edilen ATM kartı ile kredi kartının çalındığını, kartları hemen iptal ettirdiğini, ATM kartından toplam 5.110.- TL ve kredi kartından da 3.111,30 TL çekildiğini, davalı bankanın günlük para çekme limiti 1.000.- TL iken hiçbir talimat vermediği halde limitleri aşan miktarlarda paranın çekilmesine izin verildiğini, işlemlerden komisyon alındığını, davalı bankanın güvenlik zaafı olduğunu ileri sürerek 8.221,30 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm işlemlerin davacının hamili olduğu ATM ve kredi kartının şifresi girilmek suretiyle gerçekleştiğini, bankanın sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işlemlerin davacıya ait kart şifrelerinin kullanılması suretiyle gerçekleştiği hususunda ihtilaf olmadığı, alınan bilirkişi raporunda da davalı bankanın üst üste yapılan işlemlere zamanında müdahale etmeyip paranın çekilmesine sebebiyet vermesi nedeniyle gerekli güvenlik önlemlerini almamasından dolayı kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine raporda bankanın 150.00 TL dışında kalan tüm zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de, mahkemece bozma öncesi verilen kararın davalı yararına bozulmasıyla davalı banka adına kazanılmış hak teşkil ettiği, kart sahibi olan davacının gerek davalı banka ile imzaladığı sözleşme ve gerekse, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 12. maddesi hükmü gereğince, kendisine tevdi edilen kartı ve şifre bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak zorunda olduğu, kartının çalındığını ileri süren davacının kredi kartının ve şifresinin kötüniyetli kişilerin eline geçmesine sebebiyet vermiş olması dikkate alındığında davacının olayda kusurlu olduğunun kabul edildiği, davalı bankanın ise davacıya ait kartlarla aynı gün
bankamatik üzerinden olağan akışa uygun olmayan şekilde peş peşe 7 ayrı işleme konu çekim yapıldığı halde davalı bankanın durumu farkederek bu işlemlere ilişkin davacının teyidini almadan işlem yapılmasına izin vermesi ve bu hususta davacıyı bilgilendirmemesi nedeniyle davalı bankanın da olayda kusurlu olduğu, tarafların meydana gelen olay nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 4.110,65TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı asil ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacının vekili bulunmamasına rağmen hüküm fıkrasının 4. bendinde “davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle, davacının tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 4. numaralı fıkrasının çıkarılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6502 sayılı Yasa'nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.