MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davadan dolayı Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 gün ve 2018/624 E. - 2020/80 K. sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’un 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-4. maddede öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2020 yılı için 3.920,00 TL'dir. Somut olayda, davacı taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan dava her bir davacı açısından ayrı ayrı varlığını sürdürdüğünden davacıların netice-i talebinin de ayrı ayrı değerlendirilmesiyle kararın kesin olup olmadığı anlaşılabilecektir. Davacılar tarafından 3.000,00’er TL maddi; 5.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan tahsili için açılan davada mahkemece ayrı ayrı 3.000,00’er TL maddi tazminatın zayi tarihinden itibaren başlayacak faizi ile davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş olup her bir davacı için hükmedilen miktarın yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.