MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.02.2019 tarih ve 2017/1300 E. - 2019/248 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği çekteki ciranta imzasının davacıya ait olmadığını davacının davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek davacının davalı/alacaklı şirkete borcu olmadığının tespiti ile ilgili icra takibinin iptaline ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hazır beton satımı nedeniyle dava konusu çekin alındığını, alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davacı malı aldığı halde çekteki imzasını inkar ederek sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıya ait örnek imzalar toplanarak dava konusu çekteki ciro imzasının davacıya ait olup olmadığı hususunda grafoloji uzmanından rapor alındığı ve imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, davalının bozma ilamından sonra takas, mahsup talebinde bulunduğu, ancak davacının takas mahsup def'ini cevap süresinde ileri sürmediği, HMK'nın açıkça muvafakat öngören 141/2. maddesi gereği davalının da bu hususta açık muvafakati olmadığı, davalının savunmasını genişletemeyeceği, ayrıca davalının bu savunmasına ilişkin belge ve delil de sunmadığı, iddiasını somutlaştırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2011/14998 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40'ı tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 972,12 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.