MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2020 tarih ve 2020/84 E. - 2020/199 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 29, 30, 31, 32, 35, 39, 40 ve 43. sınıflarda, 2014/63966 sayılı “ibrahim sedat vefa+şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalıca adına tescilli "VEFA" asıl unsurlu markalara dayalı olarak yapılan itirazın davalı Kurum tarafından yalnızca “boza ile boza ürününün satışına özgü mağazacılık hizmeti” yönünden kabul edildiğini, diğer tüm mal ve hizmetler yönünden ise itirazın reddedildiğini, oysa başvuru kapsamındaki tüm sınıflar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerce dava konusu başvurunun davacı markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek, YİDK' nın 2015-M-11990 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davalı şirketin kurucusu ve ortaklarının Türkiye’de boza üretimini ilk defa yapan “Vefa” ailesine mensup olduklarını, miras yoluyla söz konusu ibareyi kullanma haklarının bulunduğunu, anılan ibare üzerinde de müktesep haklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; marka sahibinin önceki markanın asli unsurunu muhafaza ederek markasını gençleştirmesi ve yeni seri marka yaratma hakkı bulunduğu ancak, söz konusu haktan yararlanılabilmesi için önceki markanın hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması ve markanın söz konusu mal ve hizmetlerde kullanılıyor olması ve ayrıca yeni marka başvurusu ile başkaları adına tescilli markalara da yanaşılmaması gerektiği, somut uyuşmazlıkta müktesep hak iddiasına dayanak olarak gösterilen “ibrahim sedat vefa+şekil” ibareli markalardaki asli unsurun başvuruya konu markada muhafaza edildiği, bu halde davalının “ibrahim sedat vefa+şekil” ibareli müktesep hak iddiasına dayanak markalarının kapsamında yer alan mallar bakımından davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, TPMK YİDK’nun 2015-M-11990 sayılı kararının dava konusu başvurusu kapsamında 29, 30, 31, 32, 35, 40, 43. sınıflardaki hüküm fıkrasında açıkça belirtilen emtialar ile sınırlı olarak kısmen iptaline, 2014/63966 sayılı markanın 29, 30, 31, 32, 39, 40, 43. sınıflarda yer alan ve hüküm fıkrasında açıkça belirtilen emtialar ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 14/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.