MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2018 tarih ve 2017/387 E. - 2018/896 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.11.2019 tarih ve 2019/435 E. - 2019/2161 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı Ares Ofset ... Ltd. Şti.'nin eski ortağı olduğunu, dava dışı şirket adına davalı tarafından imzalanan 21.02.2008 tarihli sözleşmeyle, şirkete ait matbaa makinesinin 27.000,00 Euro bedel karşılığında müvekkiline satılmasının kararlaştırıldığını, satış bedeli ödenmesine rağmen makine müvekkiline teslim edilmediği gibi bedelin de iade edilmediğini, bedelin iadesi için şirket aleyhine açtıkları dava kabul edilmiş ve ilam icraya konulmuşsa da gayri faal hale gelen ve hiçbir mal varlığı bulunmayan şirketten tahsilat yapılamadığını, kendisine yönelecek talepleri sonuçsuz bırakmak için şirket tüzel kişiliğini paravan olarak kullanan davalının, şirketin de içini boşalttığını ve şirketi gayri faal hale getirdiğini bu nedenle söz konusu bedelin iadesinden sorumlu olduğunu, ayrıca davalının şirketteki hisselerini 3. bir kişiye devrettiği 22.11.2011 tarihli hisse devir sözleşmesiyle, devirden önceki borçları üstlendiğini, bu durumda tüzel kişilik perdesinin aralanarak davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini ileri sürerek, 75.184,70 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu ticari ilişkinin işbu davanın tarafları arasında değil, davacı ile dava dışı şirket arasında kurulduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı ancak o dönem şirket müdürü olan eşi tarafından kendisine verilen vekaletle işlemi yaptığı, davacının, davalının üçüncü şahısları zarara uğratmak ve kendisine yönelecek talepleri sonuçsuz bırakmak için şirketi paravan olarak kullandığı şeklindeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.