MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.12.2018 tarih ve 2016/1632 E- 2018/960 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.10.2020 tarih ve 2019/651 E- 2020/930 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin davalı bankadan 28/09/2015 tarihinde 2.500.000,00 TL tutarlı 48 ay vadeli ihtiyaç kredisi kullandığını, kredinin ilk sekiz taksiti ödendikten sonra krediyi kapatmak istediğini, krediyi kapatırken 28/06/2016 tarihinde 2.549.999,98 TL ödediğini, kredi kapatılması sırasında % 6 üzerinden erken kapama komisyon kesintisi yapıldığını, bu kesintinin yasal dayanağı olmadığını, TBK hükümlerine ve genel işlem koşullarına aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız tahsil edilen erken kapama komisyonu ücreti 10.000,00 TL'nin 28/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı bankanın ...Şubesi'nden taksitli ticari kredi kullandığını, kredinin 28/06/2016 tarihinde kapanması esnasında 2.549.999,98 TL ödeme yaptığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, davacıdan alınan erken kapama komisyonu ve masraf tutarlarının açıkça sözleşmede yazdığını, davalı bankanın verdiği hizmet karşılığı ücret isteme hakkı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasında "Genel Kredi Sözleşmesi" akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında davacıya taksitli ticari kredi kullandırıldığı, söz konusu kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonunun emsal bankalar komisyon ortalamasının altında kaldığı, sözleşme serbestisi ve Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları nazara alındığında tahsil edilen komisyonun hak ve nefaset kurallarına uygun olduğu, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşme, TMK'nun 2. maddesi, TTK, TBK, Bankacılık Kanunu ve T C. Merkez Bankası'nın Tebliğleri ve bankacılık teamüllerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 6.2. maddesinde, erken kapama komisyonuna ilişkin hükümlerin yer aldığı, kredinin erken kapatılma isteminin bankanın kabulüne bağlı olduğunun kararlaştırıldığı, ancak alınacak komisyon hakkında herhangi bir oran belirtilmediği, bu durumda mahkemece emsal banka uygulamalarının celp edildiği, celp edilen emsal banka uygulamalarının % 5,75 olduğu, davalı bankanın ise davacıdan tahsil ettiği erken kapama komisyonunun % 4,42 olduğu, davacıdan alınan tutarın bankaların almış olduğu komisyon ortalamasının altında kaldığı, tahsil edilen komisyonun hak ve nefaset kuralları, sözleşme, TMK'nın 2. maddesi ile bankacılık mevzuatı ve Merkez Bankası Tebliğlerine uygun olduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.