MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.10.2017 tarih ve 2014/1375-2017/1186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenildiği ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi içinde, davacı vekilinin ise süresi dışında verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin muhtelif zamanlarda davacıdan ürün satın aldığını, 39.445,52 TL borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturanın alacağın varlığı için kesin başına delil olamayacağını, davalının davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının teslim ettiği mallar yönünden alacağını ispatladığı, bakiye alacak yönünden fatura konusu malların teslimini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap ve katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 861,38 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.