MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2020 tarih ve 2020/190 E. - 2020/287 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Federal Almanya Cumhuriyeti Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi 7. Sivil Hukuk Dairesi'nin 7 O 342/10 numaralı dosyasından verilen 06/06/2012 tarihli kararının ve yargılama masraf tespit kararlarının kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve yargılama masraflarına dair masraf tespit kararlarının tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme tarafından müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediğini, bu nedenle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın 7194 sayılı Kanunun 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın 7194 sayılı yasanın 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 7194 sayılı yasa kapsamında karar verilmesi doğru ise de aynı yasa maddesinin açık düzenlemesi gereği yargılama masrafları ve maktu vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken davacıya yüklenmesi hatalı olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm kısmının 2, 3, 4 ve 5. maddelerinin tamamen hükümden çıkarılmasına, kararın hüküm kısmına; "2- Alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 53,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ...Ü.T.’ye göre takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan 503,30 harç, 354,50 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 857,80 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6- Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına," bentlerinin eklenerek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/01/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Kanunla çeşitli kanunlara eklenen geçici 4. madde nedeniyle yerel mahkemenin tenfiz davasında yürürlüğe giren bu maddeyi değerlendirmesi gerektiği ve bu nedenle bu aşamada temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı Dairemizin 17.02.2020 tarihli kararı ile bozulmuş ve mahkemece bozma ilamı doğrultusunda anılan yasa kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5718 sayılı Yasa'nın 54. maddesinde tenfiz koşulları 4 bent halinde sayılmış olup mahkemece bu 4 bent de ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulmuştur. Yürürlüğe giren ve Daire'nin çoğunluğunca değerlendirilmesi istenilen Yasa'da, 1. fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verileceği ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücretinin ortaklık üzerinde bırakılacağı hükmü düzenlenmiştir. 5718 sayılı Yasa'nın 54. maddesinin a-b-ç fıkraları ile yürürlüğe giren bu yasa arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Aynı maddenin c fıkrasında ise tenfiz edilecek kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması koşulu mevcuttur. Yürürlüğe giren yasa ancak bu fıkra gereğince bir değerlendirmeye tabi tutulabilecektir. Ancak yabancı bir kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı sayılabilmesi için kararda yer alan hüküm kısmının anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine (vazgeçilmez prensiplerine) Türk toplumunun genel örf-adet ve ahlak telakkilerine, toplumun ekonomik yapısını temelinden sarsacak olan değerlendirmeye, temel insan haklarına, adalet anlayışına aykırı olması gerekir. Yabancı karara konu teşkil eden hususların, kısmen veya tamamen Türk hukukunda emredici nitelikteki kurallarla düzenlenmiş olması kamu düzeni müdahalesi için bir sebep teşkil etmez. Öte yandan, kamu düzeni kavramının zaman ve mekana göre değişen, izafi niteliği düşünüldüğünde geçici nitelikteki bir hükmün genel kamu düzeni kavramıyla ilişkilendirilmesi de söz konusu olmamalıdır. Bu durumda, yabancı kararda yer alan hükmün icra edilmesi ile ortaya çıkacak sonuç hukukun genel prensiplerine, toplumun genel örf adet ve ahlak telakkilerine aykırı düşmedikçe ve anayasanın temel ilkelerine aykırı bulunmadıkça yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırılığından söz edilemez.
Somut davaya konu yabancı mahkeme kararının tenfizi Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmadığından mahkemece 7194 sayılı yasa kapsamında değerlendirme yapılmayarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun düzeltilerek onama gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy