MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.10.2018 tarih ve 2015/149 E. - 2018/731 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SS Hacılar Kasabası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nde yürütülen proje uyarınca çektiği bir krediden dolayı ortaklık senetlerinde asıl borçlu ve kefil olarak borç altına girdiğini, ancak tesadüfen krediyle ilgili olarak müvekkilinin adına düzenlenmiş 16.200.-TL bedelli bir ortaklık senedi daha olduğunu öğrendiğini, bu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, sözkonusu senet nedeniyle müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının SS Hacılar Kasabası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyesi olduğunu, kooperatif projesi için kullandırılan kredinin ödenmesi ile ilgili olarak davacıya kullandırılan kredide müvekkili bankanın aracı kurum olduğunu, sadece kredinin geri ödenmesi ve tahsilatın takibi konularından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle sözkonusu ortaklık sözleşmesi gereğince müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca bahse konu sözleşmenin imzalanması sırasında müvekkili bankanın herhangi bir katılımının olmadığını, davacının ahır yapımı için 9.687,80 TL'lik kredi kullandığını ve canlı demirbaş alımı için 16.200.-TL'lik ortaklık borçlanma sözleşmesi imzalandığını, her iki krediye ilişkin borcun Kırıkkale 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/4728 sayılı icra dosyasına konu edildiğini, takibin kesinleştiğini ve davacının 7.560.-TL ödeme yaptığını, davacının iddialarının aksine 16.200.-TL'lik borca ilişkin yeni ve takibe konu olmayan bir sözleşme olmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka nezdinde bulunan davaya konu 08/11/2007 tarihli ortaklık sözleşmesinin borç doğuran nitelikte olduğu, söz konusu sözleşmede davacıya atfen bulunan imzanın davacıya ait olmadığı, davalı bankadan celp edilen söz konusu sözleşmeye ve ödenen bedele ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde her ne kadar davacı adına açılmış banka hesabına söz konusu paranın yatırıldığı sabit olsa da bu paranın davacı tarafından çekilmediği gibi başka bir hesaba gönderilmesi yönünde de davacı tarafından verilmiş bir talimat olmadığı, söz konusu paranın davacının uhdesine hiç girmediği gibi davacının menfaatine olacak şekilde ve davacının talimatı doğrultusunda kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dosya içerisinde mevcut bulunan 08/11/2007 tarihli 16.200,00 TL bedelli ortaklık sözleşmesi gereğince davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı banka vekilinin cevap dilekçesinde, davacıdan olan alacaklarının Kırıkkale 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/4728 sayılı icra dosyası ile takibe konulduğu, yeni ve takibe konu olmayan başka alacaklarının olmadığı beyan edilmesine rağmen, takibe konulan ortaklık sözleşmeleri dışında dava konusu edilen senedi elinde tutarak davacıya iade etmemesi, davacıya karşı bunu her zaman bir alacak talebi olarak ileri sürebilecek olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dikkate alındığında mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... fer'i müdahil vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 829,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, fer'i müdahil ...'ndan harç alınmasına yer olmadığına, 30/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.