MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarih ve 2018/188 E.- 2019/89 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/2552 E. - 2020/1854 K. sayılı karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen temyiz isteminin reddine dair 03.03.2021 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadan kredi kullanan davacının, kredilerin emekli maaşından kesilmesine dair taahhütname vermediği halde maaşından yapılan kesintiler sebebi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 17.500.-TL’lik kesintinin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin istirdat mahiyetinde olduğunu ancak istirdatın şartlarıını sağlamadığını, davacının bankacılık hizmet sözleşmesi ile maaşından kesinti yapılmasına muvafakat verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davacının kredi kulandığı banka nezdinde yapılan temel bankacılık hizmet sözleşmesinde muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı sözleşmesi yaptığı, genel işlem şartlarının haksız şart olatak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı sözleşmelerde takas, mahsup ve rehine muvafakat vermişse de bu muvafakatin İİK 83/a maddesi uyarınca geçersiz olduğu, davacının iddiasının emekli maaşının haczedilemeyeceğine yönelik olduğu, İİK 72/6 maddesinde düzenlenen istirdat davası olmadığından hak düşürücü sürenin sözkonusu olmadığı, 5510
sayılı Kanun’un 93. ve İİK’in 83. maddesi uyarınca emekli maaşının haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğu, bu nedenle davacının kesintileri öğrendiği anda dava açmamasının zımni muvafakatinin olduğunu göstermeyeceği, davacının emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)-b.2 gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının SGK emekli maaşından kesilen toplam 15.781,37 TL’nin davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine, dava değeri 78.630,00 TL’nin altında olduğundan kesin olarak karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 362/1-a maddesinde belirtilen miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen kararların temyiz edilemeyeceği gerekçesiyle, 03.03.2021 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili ek kararı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan miktarın 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırları içerisinde bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, HMK 372 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 31.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.