MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 14.06.2016 tarih ve 2015/1573 E. - 2016/1207 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından Finansbank A.Ş'ne ait kredi kartının kullanıldığı, kartın borcunun zamanında ödenmediğinden bahisle davacı aleyhine İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2015/4608 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, gayrimenkulün tapu kaydı üzerine haciz konulduğunu, takip konusu alacakların 29.05.2014 tarihli temlik sözleşmesi ile davalı şirkete temlik edildiğini, dosya işlemden kaldırıldığından yenileme işleminin davalı şirket tarafından yapıldığını, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2015/7068 sayılı dosyası ile davaya konu icra takibinin başlatıldığını, itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, davacı maaşına haciz konulduğunu, mükerrer takibin söz konusu olduğunu, temlik edilen dosyada işlemlere devam edildiğinden dosyanın derdest olduğunu ileri sürerek İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2015/7068 sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafından usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmemiş ise de yargılamaya katılan davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Finansbank A.Ş tarafından davacı aleyhine İstanbul 24.İcra Dairesi'nin 2005/8692 sayılı dosyası ile 28.03.2005 tarihli hesap ekstresine dayanılarak kredi kartı sözleşmesi gereğince takip başlatıldığı ve takibin derdest olduğu, davalı şirketin temlik alan olarak söz konusu dosyada yenileme talebi üzerine işlem yapıldığı halde, temlik sözleşmesine dayanılarak 19.03.2015 tarihinde aynı borç nedeniyle davacı
aleyhine takip başlatıldığı, davacının İstanbul 36. İcra Dairesi'nin 2015/7068 sayılı dosyası ile başlatılan mükerrer takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı talebinin mükerrer takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, talebin bu nedenle kabul edildiği vekalet ücreti ve karar ilam harcının maktu olarak takdir edilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya İstanbul 36. İcra Dairesinin 2015/7068 sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6502 sayılı Yasa'nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, davalı Final Varlık Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı Final Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine, 02/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.