MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1649 Esas, 2024/133 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/75 E., 2021/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.03.2025 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Siirt İli'nde kurulacak olan güneş enerji santralinin finansmanı için müvekkilleri ile davalı banka arasında yabancı para üzerinden kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkillerinin 6.800.000,00 USD'lik proje bedeli üzerinden 4.900.000,00 USD tutarında kredi kullandıklarını, faizi ile birlikte 6.800.000,00 USD geri ödemenin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin bu kapsamda bütün edimlerini yerine getirdiğini, ancak ülkede yaşanan döviz kuru dalgalanmasından ötürü kredinin kullanıldığı tarihte USD kurunun 3,67 TL olması karşısında dava tarihi itibariyle USD kurunun 6,14 TL'ye yükseldiğini, meydana gelen bu yükselme nedeniyle müvekkillerinin mağdur olduğunu, davalı bankadan sözleşmenin uyarlanmasını talep ettiklerini, ancak bankaca taleplerinin karşılanmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 138. maddesi uyarınca sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasının gerektiğini, öngörülemezlik koşulunun gerçekleştiğini, dava konusu sözleşmenin aynen uygulanması durumunda müvekkillerinin oldukça güç duruma düşeceğini, taraflar arasında akdedilen 26.09.2017 tarihli sözleşmenin değişen şartlar gözönüne alınarak aşırı ifa güçlüğü nedeniyle yeniden uyarlanması gerektiğini ileri sürerek dava konusu sözleşmenin düzenlendiği tarihteki USD kuru üzerinden kredi kullanılan miktarın TL'ye çevrilerek sözleşme borcunun TL üzerinden ifa edilmesinin sağlanması için sözleşmenin yeniden uyarlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TBK hükümleri karşısında davacıların uyarlama talebinin kabulünün mümkün olmadığını, uyarlamanın şartlarının oluşmadığını, öngörülemezlik şartının gerçekleşmediğini, döviz kurlarında olağanüstü bir değişim olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların başlangıçta seçme özgürlüğü varken TL yerine döviz bazında kredi kullandığı, ülkemizde zaman zaman ekonomik krizlerin vuku bulduğu ve bu bağlamda dövizle borçlanmanın risk taşıdığının da toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilindiği, davacıların bu riski önceden öngörebilecek durumda olmasına rağmen dövizle kredi kullanma yolunu tercih ettikleri, buna göre işlem temelinin çökmesinden bahsedilemeyeceği, bununla birlikte eldeki davanın kredi sözleşmesinin üzerinden bir yıl geçtikten sonra açılmış olması da nazara alındığında sözleşmenin davacılar tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TBK'nın 138. maddesine dayalı sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.