MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün 2017/20028 E. sayılı dosyasında takibe konu ettiği 4 adet çekin... tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin hisselerinin 20.02.2017 tarihinde ... ... tarafından alındığını, şirketi temsile de aynı kişinin yetkili olduğunu, alacaklı görünen ... ile müvekkili arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, işlemin şirketi zarara uğratmak için yetkisiz eski hissedar/yetkili...’ün elinde bulundurduğu çekleri kötü niyetli olarak kullanması ile yapıldığını ileri sürerek Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün 2017/20028 E. sayılı dosyasından ve takip konusu çekten ve ferilerinden dolayı borçlarının olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin inşa ettiği taşınmazlardan 2 adet daire satın almak için dairelerin bedeli olan toplam 693.000,00 TL’yi peşin olarak davacı şirkete ödediğini, söz konusu yazılı anlaşmanın 30.10.2016 tarihinde yapıldığını, o tarihte şirket yetkilisinin dava dışı... olduğunu, dairelerin tapuda devir işlemlerinin yapılması hemen mümkün olmadığı için ödenen satış bedelinin karşılığında davacı şirket yetkilisi tarafında 4 adet çek verildiğini, anlaşmanın yapıldığı tarihte şirketin el değiştirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacının çeklerin şirket devrinden sonra düzenlendiğini ve şirket adına imzalayan...'ün yetkisiz olduğunu ispatladığı, davalının çeklerin ileri tarihli olarak düzenlendiğini ispat edemediği, ayrıca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında çeklerin devirden sonra verildiğini bildiği ifade ettiği, dava dışı...'ün de dosyaya sunduğu beyanları dikkate alındığında sözleşmenin ve çeklerin geçmişe yönelik olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu sebeple söz konusu çeklerin şirket hisselerinin devrinden sonra yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı için davacı tarafın çeklerden dolayı sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince... tarafından dosya kapsamına sunulan dilekçeye delil olarak dayanılmışsa da, ...'ün dosyada taraf olmadığından dilekçesinin delil olarak dikkate alınamayacağı, davalı alacaklı ...'in Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifadesinde...'e para verdiğini, tapuda devir yapılana kadar çeklerin teminat olarak verildiğini ileri sürdüğü, çeklerin tanzim tarihinde...'ün şirket yetkilisi olmadığı, çeklerin keşide tarihi itibarıyla şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, kaldı ki çeklerin ileri tarihli düzenlendiği iddiasında dahi, şirket ortağı ve temsilcisinin, şirketi borçlandırarak kendi lehine çek keşide etmesinin özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, bu durumda davacı şirketin çeklerden kaynaklanan borçtan dolayı sorumlu olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, sonuç olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmakla birlikte Mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün 2017/20028 E. sayılı takip ve takibe konu çeklerden dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş, karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
08.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.