MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıya 2007 ila 2011 yılları arasında beş farklı finansal yardım sözleşmesi ile yüklü miktarda finansal yardım sağladığını, ancak davalının 3.996.728,38 USD ve 12.189.063,50 euro borcunu ödememesi üzerine finansal yardım sözleşmeleri uyarınca yetkili Kazakistan Mahkemesi nezdinde alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucu Astana Şehri Özel Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Astana Şehri Özel Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi'nin 10.05.2017 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete usul ve yasaya uygun bir şekilde tebligat yapılmadan karar verildiğini, davadan haberi olduğunda ise davacı şirket yetkilileri tarafından müvekkili şirket adına vekâletname çıkarılmasına izin verilmeyerek savunma hakkının kasıtlı olarak engellendiğini, müvekkili şirketin beş kişilik yönetim kurulunun üç üyesini seçme yetkisinin davacı şirkete ait olduğunu, davacının imzası olmadan yönetim kurulunun karar almasının mümkün olmadığını, müvekkilinin mahkemede temsil edilmesinin kasıtlı olarak engellendiğini, kararı veren mahkemenin yetkisiz olduğunu, Türk Mahkemeleri yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, yabancı mahkeme kararlarının tenfiz incelemesinin şekli yapılması gerektiği, fiil ehliyeti ve temsil konusunun şahsın hukukunu ilgilendirdiği ve şekli incelemeyi aşan bir inceleme olduğu, dosya içerisinde yer alan belgelerden davalının o yer kanunları uyarınca hükmü veren mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, yabancı mahkeme kararının ülke makamlarınca onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini bildirir yazının eklendiği, kararda açıkça kamu düzenine aykırı bir husus yer almayıp tenfiz şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, tenfiz şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.