MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından tehdit ve cebir ile imzalatılan senede dayalı olarak takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu olmadığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek bono ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin yıllar önce muhtar tapusu olarak tabir edilen yöntemle satın alarak zilyetliğini elde ettiği hazine arazisine gecekondu yaptığını, o zamanlar Libya'da çalışmakta olan davacının trafik kazası geçirdiğini ve tedavisi için İstanbul'a getirildiğini, müvekkilinin davacı kardeşini buraya yerleştirdiğini, o tarihten bu yana davacının burada ikamet ettiğini, imar affı yasalarından istifade eden davacının müvekkilinin bilgisi olmadan bu araziyi tapuda kendi adına kayıt ettirdiğini, müvekkilinin bu konuyu öğrenip kendisiyle görüştüğünde buranın satışı için 2.000.000,00 TL tutarında teklif geldiğini, 1.000.000,00 TL'yi kendisine vereceğini söylediğini ve taahhüdünün güvencesi olarak 1.000.000,00 TL bedelli olan dava konusu senedi imzaladığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, senet üzerinde yapılan incelemede bedel kaydı bulunmadığı, ispat yükününün davacıda olduğu, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davacının senedi zorla imzaladığına dair yeterli delil bulunmadığı, tarafların kardeş oldukları, aralarında taşınmaz devrine ilişkin ihtilaf bulunduğu, bu kapsamda davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı için yemin teklif edip etmeyeceği hususunda kendisine süre verildiği, davacının yemin delili ile ilgili verilen süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu senedin ihdas hanesi boş bırakılmış olmakla senedin tehdit ile alındığını ve borcun olmadığını ispat yükünün davacıda olduğu, Mahkemece bekletici mesele yapılan ceza dosyasında davalı hakkında verilen beraat kararı kesinleşmiş olup mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre de; senedin zorla alındığı iddiasının ispatlanamadığı, davalının savunmasının ispat yükünü değiştirir mahiyette olmadığı, somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 226/1-c maddesi gereğince yemine konu olamayacak vakıa söz konusu olmakla davacı vekilinin yemin deliline yönelik istinaf istemlerinin esasa etkili olmayacağı dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.