MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2076 Esas, 2024/384 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/289 Esas, 2021/540 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2016 yılından bu yana ticari ilişki bulunduğunu, akit münasebetleri gereği müvekkilinin gerek nakit gerekse avans çeklerle ödemesini gerçekleştirdiğini, tarafların arasındaki ticari münasebet ve karşılıklı güvene dayanan akit nedeniyle, davacının davalıdan mal alımı gerçekleşmeden, avans olarak her biri 41.250,00 USD bedelli, toplamda 1.650.000,00 USD bedelli 40 adet çeki davalıya verdiğini, davacı tarafın, belli aralıklarla davacı taraftan mal alımını sürdürdüğünü, taraflar arasında hukuki anlaşmazlığın doğumundan önce fatura bilgileri bulunan malları satın aldığını, yani davacı tarafin, davalı taraftan satın aldığı malların toplam bedelinin 406.444,46 USD olduğunu, bunlardan da toplamda 495.0000,00 USD bedelli 12 adet çekin müvekkili tarafından ödendiğini, bu çekler ile davalı tarafa toplam olarak 88.555,54 USD fazladan ödeme yapıldığını, davalının müvekkilinin çeklerini karşılıksızmış gibi gösterip yazdırdığını ve yasal işlem başlattığını, çeklerin hiç birinin karşılıksız olmadığını, davalı tarafa çeklerin ve fazla nakit ödemelerin iadesi için ihtarnameler gönderildiğini, ancak buna rağmen avans çeklerin ve fazladan ödemelerin toplamı olan alacağı 156.443,38 USD' nin davacı müvekkiline ödenmediğini, davalı tarafın, müvekkili hakkında gerek kendi cari hesap ekstresinde, gerekse işlem bordrosunda, müvekkili şirketin alacağından mahsup edip çekleri tahsil ettiğini ileri sürerek 28 adet çekin iptaline ve davacının bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeni ile %20 kötüniyet tazminatının tahsiline, çekler iptal edilemez ise toplam değeri olan 1.155.000,00 USD ve EFT yolu ile 67.888,38 USD çek ile 88.555,54 USD toplam fazladan ödenmiş olan 156.443,92 USD' nin şimdilik 156.443,92 USD 'sinin davalıya ödeme tarihi itibariyle ticari faizi ile iadesine ve ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında organik ilişki bulunan dava dışı Kazakistan Home Textile şirketi ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davacının bu nedenle davalıya davaya konu çeklerle ödeme yaptığını, sonrasında 30.11.2016 tarihli e-posta ile ödeme planı konusunda mutabık kaldıklarını, üç şirketin anlaşması sonrasında davacı ve dava dışı Home Textile firmasına malların teslim edildiğini, karşılığında davaya konu çeklerin alındığını, davacının dava dışı Kazakistan Home Textile'nin borçlarını üstlendiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 201. maddesi uyarınca davacının borçtan sorumlu olduğunu, davacının dava dışı şirketin borcunu üstlendiğini bildirmeyerek kötüniyetli davrandığını, davacının çeklerden borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; avalı tarafın, davacı ile dava dışı Kazakistan Home Textile'in organik bağ içinde olduğu iddiasında bulunduğu, dava dışı firma yabancı menşeili olduğu için ticari sicil kaydına ulaşılamadığı, alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından da tespit edildiği üzere, dosyaya sunulan toplantı tutanağında yer alan ifadeler ile e-mail yazışmaları göz önüne alınarak, dava konusu çeklerin sadece mal bedellerine karşılık değil dava dışı Kazakistan Home Textile'in borçlarına karşılık olarak da verildiği gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden verilen çeklerin avans olarak verildiği iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davalı tarafından dosyaya sunulan davacı şirket tarafından davalıya gönderilen 30.11.2016 tarihli e-mailin içeriğinde "son toplantımıza istinaden mütabık kaldığımız 1.650.000,00 USD'nin yapılandırılması ve kesilecek 40 adet çekin vade ve ödeme tutarları aşağıdaki gibidir. Bu çekler vadesinde ödeneceği için kullanmanızda sakınca yoktur " şeklinde beyanın bulunmasına ve bu e-mailin içeriğinin davacıyı bağlayacak olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.