MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1941 Esas, 2024/565 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/101 E., 2022/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/01811-5 sayılı halı deseni ile ilgili tasarım tescilinin sahibi olduğunu, davalı tarafın ise müvekkilin 2017/01811-5 numara ile tescilli inspiration koleksiyonu -0650 kodlu tasarımını taklit etmek suretiyle 4710 kodlu tasarımı oluşturduğunu ileri sürerek müvekkiline ait tescilli ve eskiden bu yana çeşitli tanıtım vasıtlarında ve kataloğlarda kullanmış olduğu 2017/01811-5 sayılı tasarımına aynen veya cüzi değişikliklerle her türlü halı tasarımı üretmek pazarlamak ve satışa sunmak suretiyle vaki davalı fiillerinin haksız olduğunun hükmen tespitine, davalının böylece davacı ile vaki haksız rekabetlerinin menine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; delil tespiti dosyasında ürünler arasında farklılıklar olduğunun tespit edildiğini, davacının herhangi bir tasarım
hakkının ihlal edilmediğini, bu amaçla üretim ya da satış yapılmadığını, ....- 4710 kodlu
halı üzerindeki desen ve tasarımların tamamıyla davalı şirkete ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2017/01811-5 numaralı tasarım ile tespit edilen
ürün arasında temel desen ve alt motif farklılıklarının bulunduğu, üst
desende, koyu ve açık tonlu alanlardan oluşan kompozisyonun farklı olduğu, 5 numaralı tasarımda gri ve pembe
renk skalası kullanılmışken; tespit edilen üründe kahverengi-kırmızı skalasının
kullanıldığı ve aralarda daha da koyu tonlara da yer verildiği, tasarımların
genel izlenimlerinin farklılık arz ettiği ve bu sebeplerle, tespit edilen ürünün, davacıya ait
2017/01811-5 numaralı tasarıma karşı tecavüz oluşturacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı tarafın, davacı adına tescilli 2017/01811-5 sayılı tasarımına tecavüz etmek suretiyle aynen veya cüzi değişikliklerle ürettikleri, satışa sundukları, pazarladıkları halıların davacı tarafça toplatılması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
20.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.