MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/37 Esas, 2024/584 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2021/366 E., 2023/389 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlunun donatanı olduğu .... IMO numaralı "...." isimli gemiye farklı tarihlerde yakıt tedarik ettiğini, müvekkili tarafından gemiye yakıt tedariki sağlayan fiziki yakıt tedarikçilerine yakıt bedellerinin ödendiğini ancak davalı tarafından söz konusu yakıt bedelinin ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ticari davalarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan geminin yakıt tedarikini içerdiğini iddia ettiği belgelerin gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacının iddia ettiği miktar ve meblağda herhangi bir yakıt alımını gerçekleştirmediğini, davacı tarafından müvekkilinin imzasını veya geminin kaptanının kaşe ve imzasını taşıyan yakıt talep formu, yakıt teslimat formu veya faturanın dosyaya sunulamadığını, müvekkilinin işbu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen; “Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu hale getirildiği, söz konusu hükümde dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava tarihinden önce arabuluculuğa başvuruda bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediği gibi 11.10.2023 tarihli duruşmada davacı vekilince dava açılmadan arabuluculuk yoluna başvurulmadığı açıkça beyan edildiğinden bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akaryakıt satışına ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.