MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/125 Esas, 2024/393 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/173 E., 2021/405 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2010/00523, 2010/00541, 2013/28195, 2013/65437, 2013/65441, 2017/11297, 2017/11337, 2017/90059 sayılı ve "...", "... ", "... YAPI", "... GRUP", "... ALÜMİNYUM erproje + şekil", "... ALÜMİNYUM PENCERE", "... ", "... " ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ALÜMİNYUM” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/55181 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "... ALÜMİNYUM" markasını uzun zamandan beri yoğun ve yaygın olarak kullanıldığını, bu marka ile “... ALÜMİNYUM” ibareli dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığını, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı da olduğunu, bu ibare üzerinde öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2021-M-2816 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, "..." ibaresinin müvekkil şirketin kurucusu ve ortağının çocuklarının isimlerinin baş harfleriyle yaratıldığını, taraf markalarının farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği; bir bütün olarak bakıldığında marka işaretlerinde ön plana çıkan esaslı unsurların "..." ve "..." ibareleri olduğu, markaların birebir aynı emtiada kullanılacak oldukları dikkate alındığından bir manası olmayan anılan kelimeler arasındaki “-” işareti, ortadaki “s” harfi ve sonlarındaki s/ş farklılığı ile şekil unsurlarının başlı başına ayırt ediciliği tesis edecek önemde olmadığı, bu nedenle markalar arasındaki görsel benzerliğin ortalama, markalar arasındaki duysal benzerliğin yüksek olduğu, kavramsal olarak ise markaların bilinen bir manasının bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına dair somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2021-M-2816 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "... ALÜMİNYUM" ibaresinden, davacının itiraza mesnet markalarının ise "..." ibaresi ve bu ibareye eklenen "alüminyum, mob, grup, bond" gibi kelimelerden oluştuğu, taraf markalarındaki tanımlayıcı ibareler çıkartıldığında markaların esas unsurları "..." ve "..." ibareleri olduğu, buna göre markalar arasında "..." eki ile başlamaları nedeniyle kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de dilimizde sıklıkla kullanılan bu ekten sonra dava konusu başvurunun "...", itiraza mesnet markaların ise "..." ibaresiyle devam etmesi nedeniyle başvuru itiraza mesnet markadan yeterince uzaklaşmış, kısa ibarelerdeki değişikliklerin daha kolay farkedilmesi yanında, başvurudaki bu farklılığın kısa çizgi (-) işareti kullanılmak suretiyle daha da belirgin hale getirildiği, taraf markalarının kelime unsurunun dışında markaların genel kompozisyonları da tamamen farklı olup, dava konusu başvuru davacının itiraza mesnet markalarına herhangi bir yakınlaşma içermediği, emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı vekilinin eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, fikri mülkiyet hakkının kullanımı ve kötüniyete dayalı iddialarının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.