MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/308 Esas, 2024/407 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/309 E., 2021/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’ın müvekkili şirketten 01.04.2015 tarihli marka lisans sözleşmesi ile 4 yıl süreli isim hakkını aldığını, sözleşme süresi sona erdikten sonra sözleşmenin yenilenmemesine rağmen davalının piyasada kendisini müvekkili markalarıyla tanıttığını ve sözleşmeden sonra müvekkili markasından haksız yararlanmak amacıyla dava konusu 2019/78262 sayılı "... ... BİLİMLERİ" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "... BİLİMLERİ" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkilinin "... BİLİMLERİ" markasını, 1997 yılından bu güne yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım çalışmaları ile tanınmış marka haline getirdiğini, müvekkili markasının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, davalı başvurusunun müvekkili markalarına yanaşma çabası ile oluşturulduğunu, bu şekilde müvekkili markalarının itibarından haksız yarar elde etmenin amaçlandığını, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin tanınmış "... BİLİMLERİ" ve "..." unsurlu markalarını bilmesine rağmen, birebir aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini tescil ettirmeye çalıştığını, davalının müvekkilinin markalarının sahip olduğu imajı transfer etme amacıyla hareket ettiğini, dava konusu markanın müvekkili markası ile ilişkilendirileceğini, müvekkilinin şubesi izlenimi yaratacağını, müvekkilinin marka ve ticaret unvanının gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-6979 sayılı kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olarak dava konusu marka başvurusunu yaptığını, davacının imajını zedelemek, davacıyı engellemek veya zarara uğratmak gibi bir amacının bulunmadığını, "... BİLİMLERİ" ibaresinin, davacı tarafa özgülenen ya da sadece onun kullanımına mahsus bir kavram olmadığını, bu ibarenin, fizik, kimya biyoloji gibi bilimlerin ortak adı olarak kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/78262 sayılı "... ... BİLİMLERİ" ibareli marka başvurusu ile davacı yanın itirazına dayanak markalarının aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı, "... BİLİMLERİ" ibareli davacı markaları ile davalı ... başvurusu arasında karıştırılma ihtimaline neden olabilecek bir benzerliğin mevcut olduğu, benzer görülen 41.sınıf hizmetler açısından dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında iltibas bulunduğu, davacının "... BİLİMLERİ" ibaresini, eğitim ve öğretim hizmetlerinde aktif ve fiili olarak dava konusu markanın başvuru tarihinden daha evvel markasal anlamda kullandığı ve buna bağlı olarak ilgili hizmetler açısından bu ibareyi tanımlayıcı bir ibare olmaktan çıkardığı, davacının ticaret unvanından kaynaklı olarak da 41. sınıfta yer alan eğitim öğretim hizmetleri bakımından hak sahibi olduğu, davalının marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-6979 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "... ... BİLİMLERİ" ibareli başvuru ile davacıların "... BİLİMLERİ" ibaresinin asıl unsur olarak yer aldığı markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse de davacının bahsi geçen itirazına mesnet markalarının asli unsularının "... BİLİMLERİ" ibaresinden oluştuğu, her ne kadar anılan ibarenin 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıf ise de Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere davacının anılan ibareyi eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği, ayrıca dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin bir yerleşim yerinin adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gözetildiğinde anılan ibarenin dava konusu marka başvurusunu davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, aksine tüketiciler nezdinde davacının "... BİLİMLERİ" markasının ... bölgesine özel seri markalarından birisi olduğu algısını yaratacağı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.